Bir gün Meclis’e girdim. Mustafa Kemal kürsüde. Bir aralık önümde; “-Ah deyyus! Seni ne zaman geberteceğim?” dediğini işittim. Yüzüne baktım, Ali Şükrü. … Osman Ağa’ya (Topal Osman) sokakta rast geldim. Dedi ki; “-Yahu, Meclis’te birçok vatan haini mebus varmış. Bunlar memleketi satıyorlarmış. Niye bana haber vermiyorsun? Meclis’i basıp hepsini keseceğim! Başka çare yok!” Dedim ki; “-Bu hainleri sana kim haber verdi?” Zorladım “İlla söyle!” dedim. Dedi; “-Gazi söyledi!” dedim; “-Meclis’te hain yoktur. Onlar Hükümetin yolsuzluğuna karşılar. Biraz azgınlar ama iş böyledir. Sakın bu işi yapma! Sonra sana lanet okurlar.” … İki üç gün geçti bir gün Ali Şükrü’nün meydanda olmadığını söylediler. …. Osman (Topal Osman) sekiz on adamı ile yapmış. .. Bu işte, Merkez Kumandanı Kaymakam (askeri rütbe, Binbaşı) Arnavut Fuat, Yardımcısı Yüzbaşı Rizeli Rauf da dâhil beraber hazırlık yapmışlar. Salih Bozok (Mustafa Kemal’in yaveri, has adamı, tetikçisi) ise elebaşısı. İşte bu Fuat bu cinayetinin ödülü olarak mebus ve Tayyare Cemiyetinin (Türk Hava Kurumu) Reisi olmuştur. Rizeli Rauf da mebuslukla ödüllendirildi ve Meclis’te Halit Paşa’yı vurdu. Fuat, Mustafa Kemal’in metresi olan ve sonradan vurdurduğu Fikriye’nin kardeşidir.
Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1176) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın