Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

.. Buna rağmen kendileri ile ilgilendim. Yabancı memleketlerde parasızlık yüzünden bazı şeylere katlanmamaları için, gazetelerini satın almak bahanesi ile büyücek yardımlarda bulundum, bazı kimselerin memleketten para göndermelerine göz yumdum. Yeter ki yabancıların maşası olmasınlar, muhalefetleri yanlış ta olsa namuslu kalsın diye! .. Ahmet Rıza Bey Paris’te Meşveret adı ile bir gazete çıkarmaya başladı. Paris Sefirimize (Büyükelçimize) “Ne ile geçiniyor?” diye sordurdum, “Paris’te Türkçe dersleri vererek” diye cevap verdiler… Paris’te hem de Türkçe dersleri vererek geçinmek, ayrıca bir gazete çıkartmak ve bunun da külfetlerine katlanmak!.. Buna hayatında bir kere fırından bir kere ekmek almamış basit bir cariye bile inanmaz.. dolaylı yollardan para göndermeye başladım, çünkü başka çare yoktu!.. Ben İngiliz politikasına taraftar olan Sait Paşa’yı Sadrazamlıktan uzaklaştırınca, Mizan’cı Murad da “Mizan” adında bir gazete çıkartmaya başladı. Bu gazetesinde bana övgüler yayınlıyor, ama kabineye memur ettiğim devlet ileri gelenlerine ver yansın hücum ediyordu. Hükûmet gazetesini yıllar sonra kapattı. Ben kendisini korudum ve Duyun-u Umumiye Komiserliğine tayin ettirdim. .. Ahmet Celadettin Paşa’nın Mısır’da Ali Kemal Bey’den (İzmit’te 1922 de Linç ettirilen Lale Kemal’in babası olan yazar) aldığı bir mektubu görmüştüm. Bu mektup her halde Yıldız Evrakı (belgeleri) arasında saklıdır. Kimin nereden para aldığını isim isim yazıyordu. Bu Mektupta, Dr. Abdullah Cevdet, Dr. İshak Sükûti, Dr. Bahattin Şakir, Dr. Nazım, Dr. İbrahim Temo’nun Fransız ve İtalyan localarına bağlı olduklarını ve bu locaların yardımı ile yaşadıklarını, hatta memleketteki ailelerine dahi bu localar eli ile para gönderildiğini yazıyor ve bunların vesikalarını gönderiyordu. (1)

Avrupa’da ve Mısırda çeşitli adlar altında çıkan gazeteler ve buralarda gezinen gizli cemiyetin adamları memlekete ciddi bir zarar vermediler. Fakat mason locaları, bütün takiplerimize rağmen, “İttihat ve Terakki” ye bağlı subayları harekete geçirince, bu avare insanlar birer bayrak haline geldiler.   Bana diyeceklerdir ki “Bunları biliyordun da niçin engel olmadın, niçin devletin yıkılmasına göz yumdun.”  Haşa!. Göz yummak şöyle dursun her an tetikte yaşadım; Fakat önleyemezdim, önleyemedim de. Çünkü yalnızdım. Onların arkasında bütün düşman dünyası vardı. Mizacım ve şartlarım başka türlü olmama elverişli değildi. Dostlarım beni, yumuşak başlı olmamla, düşmanlarım da zalim ve gaddar olmakla suçlarlar. İkisi de yanılır…. Ben doğuştan merhametli bir insanım. Fakat devletin merhametle idare edilemeyeceğini de bilirim. Ne yaptıysam, yapabildiğimdir.

Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri, Hazırlayan: İsmet Bozdağ (Kervan Yayınları 1968- Sf.62-64) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN NOTU (1) (2007): Bu mektupta belirtilen kişiler İttihat ve Terakki’nin liderleridir.

Posted in , , , , , , , , , ,

Yorum bırakın