(11 Nisan 1922 tarihli gizli celsede Tekâlifi Milliye ve Men’i Müskirât kanunu görüşüldü. Tekâlif: Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var. Men’i Müskirât Kanunu alkol yasağı kanunu;)
Mustafa Kemal Bey (Ertuğrul); “Kastamonu ormanları yıllık 12-15 milyon arasında gelir verir. Kastamonu ormanlarını satmalı değil hükümet işletir. Maalesef (üzülerek söylüyorum ki) bir kere olsun bu ormanlardan yararlanma yolu düşünülmemiştir. Çünkü hükümette bu zihniyet yok. Köylünün tepesine binmek, köylüyü soymak, parasını soymak ve olmadığı takdirde her ne olursa olsun köylü, fedakârlık edeceğim dedi diye ve bu vaziyette memleketi kurtarmak!”
(Maliye vekili hakkında soru önergesi istizah:)
Ali Şükrü Bey (Trabzon); “Efendiler bu arkadaşın (Maliye Vekili Hasan Bey) yüzünden memlekete bir yıl içerisinde girmesi ihtimali olan 60 milyon lira Yunanlılara verilmiştir. Samsun’da bulunan iki Amerikalı şirketin tütün satın almak için başvurdukları halde yazışmalarının İngilizce olmasına bu hükümet razı olmadığı için, yazışmalarının sansüre tabi olmasına izin verdikleri halde izin verilmediği için 60 milyon liralık bir tütün satılıp ta parası memlekete giremedikten başka, o para düşmanlarımızın kesesine girmiştir. Gitmiş Kavala’dan (Yunanistan) almışlardır. …
Osman Bey (Kayseri): “… Nitekim İngiltere bize silah satıyor.” …
Hüseyin Avni (Ulaş) Bey; “Köylü kadınların vergiden, aşardan, arazi vergisinden başka fazla olarak bir şey vermeye, hatta onu da vermeye zamanı yoktur. Böyle olduğu halde birde tekâlif suretiyle öküzünü arabasını aldılar. Ey hocalar size manevi cesaret adına hitap ediyorum. Dinleyeniz. Burada bir Müskirat (alkollü içecekler) Kanunu yapıldı. Fakat akşamları her gün rakı içiyorlar. … Efendiler meydanda bir gerçek vardır. Eskiden rakı içenler gene içiyorlar zavallı köylü üzüm yetiştiriyor eskiden 50 kuruşa satarken bugün 10 kuruşa satıyor.
Süleyman Sırrı Bey (Yozgat); ”Rakıyı içenler Müskirat Kanunu’nu yapanlardır.”
Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “Üzümün kıyyesi (bir ölçü birimi) 50 kuruş iken 10 kuruşa inmiştir ve artık herkes bağ yetiştirmekten sarfınazar etmiştir ((vazgeçmiştir). Memleketin içerisinde yine sefih insanlar Yunanlılar aracılığı ile gelen rakıları içmekte ve memleketten para serbestçe gitmektedir.”
Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları III – (İş Bankası Yayını No:267 – Sf. 206 ile 213 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU Tekâlif; Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var. Başkumandanlık emri ile halktan Tekâlifi Milliye alındı ama iade edilmedi.
Yorum bırakın