Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

“Yeniçeri Ocağı bir esnaf güruhudur, zamanına göre bir sermaye kesitidir, sermaye kesiminin silah kullanan bölümüdür. (1)

Neden salt ve saf bir silahlı kuvvetler gerici olsun? Neden  .. Yeniçeri Ocağı bu denli gerici olsun ve bütün yenilik girişimlerinin, bütün yenilikçi akımların karşısına çıksın?   Bu neden, var; Sermaye gericidir. 1826 yılında lağvedilen (ortadan kaldırılan) Yeniçeri Ocağı …. saf ve salt bir silahlı kuvvetler örgütlenmesi değildir. Disiplinsiz bir esnaf güruhudur. Osmanlı’da sermaye ile iç içedir; ayrılması mümkün değil. Bunun için gerici.” Sf.18

“Osmanlı Türkiye’sinde ulema (2) Yeniçerilerin tüm lanetli başkaldırılarına ortak oldu.  Yeniçeri Ocağı ulemanın dayandığı müttefiki idi. (3)

Türkiye’de tüm yenilikler Sultan Mahmut ile ve Vakayı Hayriye (Hayırlı olay, Yeniçeri Ocağının ortadan kaldırılması olayı)  ile başladı.” (4)

Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf.18,19) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): Bu tanım fazla zorlamadır. Yeniçerilerin esnaf olmadan önceki dönemi çok parlak bir dönemdir ve o zamanlar Ocak, Osmanlı’nın ana unsurudur., devletin temel yapı taşıdır. Ayrıca Ocağın sermaye ile ilişkisi sadece esnaflıkla sınırlı değil, Yahudi bankerlere esamilerini (maaş belgelerini) satmaları da önemli bir durumdur. Ancak tabii ki Yalçın Hoca’nın Yeniçeri analizi büyük önem taşımaktadır.

BAKKAL’IN NOTU (2) (1995): Hukukçular yani kadılar ve müderrisler yani öğretmenler ile din adamları Osmanlı’da ulema sınıfıdır. 

BAKKAL’IN YORUMU (3) (1995): Yeniçeriler ulemayı kullandılar mı? Bence eylemlerinde halkı inandırmak için kullandılar. Ulema da Yeniçerileri kullanarak iktidar mücadelesi yaptı. Ayrıca Osmanlı düzeninin bu iki büyük örgütü, kışla ve cami, zaman zaman birbirleriyle de mücadele ettiler. Yani bu sınırlar bu kadar keskin değil, olmamalı da.

BAKKAL’IN YORUMU (4) (2008): Bu da çok iddialı bir tez. Ayrıca Hoca; Yeniçeri Ocağının kapanması, aydını, yalnız bıraktı safralarından arındırdı, diyor. Ancak Osmanlının bozuk idaresine karşı çıkabilecek örgütlü güç te kalmadı, bence. Yeniçeri Ocağı ilk kurulduğu gibi devşirme ve salt asker olarak değerlendirilse ve ticaret yapmaları engellenip, maaşları bir düzene sokulabilseydi daha yararlı bir iş yapılmış olurdu. Ocağın lağv edilmesinden sonra ülkenin asli unsurları askere alındı, bu durum onların ekonomik olarak gelişmelerini engelledi. Babadan oğula geçen mesleki bilgiler aktarılamaz oldu, Türk ve Müslüman unsur; ziraat, ticaret ve sanayi de çok geri kaldı. Yeniçeri Ocağının yerine yine devşirme veya profesyonel bir silahlı kuvvetler kurulabilirdi.

Posted in , , , , , , , ,

Yorum bırakın