(Ethem Bey Kütahya’da iken, İsmet Paşa birliklerini öyle yerlere konuşlandırıyor ki, Kütahya’yı kuşatmak üzere. Ethem Bey cepheden Parti Pehlivan ile 100 müfreze getiriyor, İsmet Paşa’nın kuşatma ve imha etme hareketi devam ediyor. Cepheden de Yunan saldırısı haberleri geliyor. Artık sabaha Kütahya’nın sarılması ihtimali var, Ethem Bey Ankara’dan gelen arabulucu heyeti Ankara’ya geri yolluyor, ağabey Reşit Bey’de gitmek istiyor, ama onu yollamıyor. Ve Meclis’e ağır bir telgraf çekiyor;)
“Büyük Millet Meclisi’ne Kütahya, 29.11.1920
Bu israflar içinde, milletin harbe devamı imkânı kalmıyor. Bir yıldan beri düzenli olarak toplantı halinde bulunduğunuz halde, …en büyük icraatınız kendi maaşlarınızı 3-4 yüz liraya çıkarmak olmuştur. Vatanın yüce yararlarını siyasetle halletmeye yetkili, devletin kurtuluşunu görüşmek için Ankara’ya kadar gelen İstanbul heyetinin tevkif edilmesi (tutuklanması) tarihte görülmemiş bir olaydır. … Herhalde aylardan beri ordu arasına sokulan fitneden haberdar edildiğiniz halde bir gizli celse ile bunları gidermeye ve engel olmaya cüret kabiliyeti gösteremediniz!…
Bu telgrafım bir ihanet belgesi kabul edildi.”
Alıntı: Çerkez Ethem’in Hatıraları – Çerkez Ethem (Doğan yayıncılık 1995 – Sf. 151 ile 153 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1996): Ethem, Ankara birlikleri ile çarpışmaya meydan vermemek için Kütahya’yı terk edip Gediz’e gidiyor. Ve Kütahya Yunan birliklerince kuşatılıyor.
Yorum bırakın