Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

“Uşak’ta bulunan Yunan Ordu Kumandanı, birisini göndererek, ateşkes istemeyi uygun buldu. … Uşak’tan Yüzbaşı Sami Bey; “Yunan Ordu Kumandanı General Maneta ile konuştu. Bugün dâhil, dört günlük bir ateşkesi kabul etti.”…. Yunan cephesinde gerçekten sükûnet başladı. Gediz’e girmiş bulunan Fırkalara (İsmet Paşa Fırkalarına) saldırıya geçtik.  İki büyük saldırı sonunda İsmet Bey kuvvetleri bozgun gösterdi. Bir Fırka tam dağıldı, diğeri bozuldu. Yunan birliklerinde kıpırdanmalar sezince;

            Bolşevik Tabur Komutanı Yüzbaşı İsmail Hakkı Beyefendiye;

“Yunanlıların, aramızdaki bu mücadeleyi fırsat bilerek yararlanma ihtimalleri çoktur. … Ateşkesi ihlal eden bir saldırı ile karşılaşırsan derhal bize haber vermekle birlikte, tereddütsüz silahla karşı koymak ile görevlisiniz.  6 Kânunusani 1920 Ethem.

(İsmet Paşa, Alayunt – Kütahya hattına geri çıkıyor:) 

İsmet Bey’in savunma hatları sarılmış, çözülmek üzereydi… Öğleden sonra Refet Bey’in güçleri, sağ geri tarafımıza yaklaşmış…..Refet Bey’e karşı saldırıya geçtik, püskürttük ve kısmen dağıttık. Refet Bey askılı evrak çantasını savaş yerinde bıraktı.

(Tam da bu sırada Yunan’ın ateşkesi bozduğu haberi geliyor:)

Alayunt mücadelesinde hâkim durumda iken, mahkûm imişiz gibi çekilişimizin ruhu ve sebebi şudur; Bir kere Yunanlılara Gediz’i kaptırmak, bu son durum itibarı ile çok büyük bir tehlike oluştururdu…..Kısacası biz, vatanperverâne duygularımıza yenilmiş, siyasi rakiplerimize yine bir fırsat kazandırmıştık. (1)

Reşit Bey (Ethem Bey’in ağabeyi) Uşak’a gitti. Yunan Kumandanının “Neden çekildiniz?” Sorusuna, cephane azlığını sebep gösterecekti. Reşit Bey, Yunan uçakları ile birkaç Türkçe bildiri düzenlettirip, Kuvayı Milliye kıtaları üzerine attırmıştı.

(Yunan Generali Maneta Reşit Bey’e, Manisa silah deposundan Ethem’in birliklerine cephane vereceklerini söylemiş. Gediz önlerinde tekrar Refet Bey birliklerinin saldırısına maruz kalmışlar:)

Muharebe iki gün sürdü, pek de zaruri olmadığı halde Şaphane üzerine geri çekildik. Amacımız Refet Bey’in kıtalarıyla düşmanı karşı karşıya bırakmaktı.”

Alıntı: Çerkez Ethem’in Hatıraları – Çerkez Ethem (Doğan yayıncılık 1995 – Sf. 167 ile 171 arası) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN NOTU (1) (1996): Gediz önlerine çekiliyorlar. Bu arada Ankara’da Mustafa Kemal Paşa, Ethem Bey’in Meclis’e gönderdiği; “-Hayret ediyorum ki, Sivas’ta Heyeti Temsiliye ve Ankara’da Millet Meclis’i sıfatıyla toplanıp, teşekkül olunalı bir seneyi geçtiği halde, bu zaman içerisinde koca Anadolu’da Milli Hareketimiz adına neden esaslı bir hareket görülmedi?  Niçin mevkiinizi güçlendirmediniz?  Anladığım şudur ki; başından beri hala durumu kavrayamadınız veyahut kişisel ve daha önemsiz şeylerle meşgul oluyorsunuz. …. Tebliğlerle, konferanslarla her şey olup bitiverecek sandınız ve aldandınız.    Ben bu kalan isyan meselesini de emriniz üzerine uhdeme (kendi sorumluluğuma) alıyorum. Ama ben bu görevi yapıp dönünceye kadar Yunan cephesinin sorumluluğunu üçünüzden biriniz kabul buyurmalısınız.” şeklindeki telgrafını propaganda unsuru olarak kullanıyor ve çok iyi sonuç alıyor. Ve Ethem Bey ‘bu telgrafı çekmekle hata ettiğimi sonradan anlamış oldum’ demiştir. Mustafa Kemal Paşa bu telgrafı göstererek, Ethem Bey’in İsyan ettiğini ve BMM’nin meşruiyetine hakaret ettiğini söylemiştir.

(BAKKAL’IN NOTU (1996): Yunanlılar ise her iki tarafı da savaşa teşvik ediyor. Bunu Ethem Bey’de biliyor ve birlikleri Simav ve Demirciye doğru geri çekiliyorlar.

Posted in , , , , , , , ,

Yorum bırakın