“1926 yılında Komintern’den Türkiye Komünist Partisine gelen bu yazı, Amerikan ajanları tarafından elde edilerek Washington’a gönderiliyor.
Bu belge “Komünist Enternasyonal Yürütme Kurulu Doğu Bölümü Sekreterliği” başlığını taşıyor. 1 Temmuz 1926 tarihini ve 0/8/465.b sayısını, Moskova çıkışını taşıyor. TKP merkez Komitesine gönderiliyor:
‘Türkiye’deki komünist örgütlerinin bir süredir yaşadığı baskı ve boğulma durumundan kurtulmaya başladıkları yolundaki haberlerinizi mutlulukla aldık.” “Bugün için İngiliz emperyalizminin baskısı altında, İngiltere’ce desteklenen Türk gericilerinin gizli çalışmaları karşısında Türk Hükûmeti belki de Komünist Partiye karşı aşırı baskı yapmak ve Komsomol örgütlerini boğmak gibi taktikleri uygulayamayacaktır. Hiç olmazsa bu yönde Kemalist hükûmet tarafından SSCB’nin Ankara’daki temsilciliğine bir takım güvenceler verilmiştir.
Türk Hükümeti, Türkiye Komünist Partisine yasal örgütlenme olanağı verilirse, devrimci yöntemlerle aşırı bir kampanyaya gireceğinden korkmuştur. Ve bugün de korkmaktadır. Bugünlerde ise, bir ölçüde Komünist Enternasyonalin sömürge sorunu konusundaki programını ve komünist partisinin ulusal-devrimci akım içindeki rolünü tanıdıktan sonra, Türkiye Komünist partisinin çalışmalarını daha çok takdir eder bir eğilime girmiştir.” “Türkiye Komünist partisine .. Türk Hükümetine, dış politikasını tüm olarak desteklediği ve onun İngiliz ve başka emperyalizmlere karşı uğraşında yanında olacağı konusunda güven vermesini öğütler.
“Programını değiştirmeden, Türkiye Komünist Partisi bugünkü Türk Hükümetinin getirdiği, iç reformlara karşı çıkanları reddederek ve onlarla mücadele ederek Türkiye’nin en güçlü siyasal topluluklarından biri durumuna gelebilir. Ki bu reformlar Marksist görüş açısından bile kabul edilebilir niteliktedir.’”
Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 59 ile 61 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1995): Uluslararası işçi hareketinin bir yöneticisi olan Mc Donald İngiltere Başbakanı olunca Türkiye’de umut estiriyor. Ama olmuyor 1925’te Musul’u kaybediyoruz. 1926’da İngiltere’de sendikal eylemler politik eylemlere dönüşüyor. Tam da bu sırada Türkiye ile Sovyetler Birliğinin ilişkileri çok iyi ve İngiltere Sovyet ilişkileri soğuk.
BAKKAL’IN YORUMU (1995): Bu belge Kemal Paşa ile komünistler arasında bir ihtilaf olmadığını gösteriyor. Sovyetlerle uzlaşma söz konusudur.
Yorum bırakın