“Lenin “Kuşkusuz Mustafa Kemal Paşa sosyalist değil. Ama görünüşe göre, iyi bir örgütçü, yetenekli bir komutan, ulusal burjuva devrimini yönetiyor, ilerici tabiatlı bir insan ve akıllı bir devlet adamı. Bizim Sosyalist devrimimizin önemini anlıyor ve Sovyet Rusya’ya olumlu bir biçimde yaklaşıyor. İstilacılara (işgalcilere) karşı kurtuluş savaşını yönetiyor ve ben, emperyalistlerin burnunu kıracağına, Sultanı da tüm çetesi ile temizleyeceğine inanıyorum. .. Ona yardım etmeliyiz, ona yardım etmek demek Türk halkına yardım etmektir. .. İşlerine müdahale etmeyiniz. Biz de fakir isek de, Türkiye’ye maddi yardım yapabiliriz. Ve yapmalıyız.” diyor.
TBMM Hükümetinin 2.09.1920 Tarihli Moskova Temsilcimiz olan Ali Fuat Paşa’ya gönderdiği karar;
Bolşevikler (Sovyet İdarecileri), şimdiye kadar hiçbir fedakârlık karşılığında olmayarak, Türkiye’nin kendi ellerinde bulunduğu propagandasını yapmışlar ve bu propagandayı İngilizlerle pazarlıkta kıymetli bir değişim metaı olarak kullanmışlar, Türkiye’ye bir kuruş vermeyerek onu avutabilmişler, Azerbaycan’ı kolayca işgal ve istismar etmişler, Türkiye’nin Müslümanlarla münasebetini fiilen menetmekle beraber, Ermeni davasını Ermeni lehine halledebilecek bir durumda olduklarını gerek Ermenilere ve gerekse Batı âlemine izhar ve ispat etmişlerdir. ..
Genel olarak siyasi çözümleme yeteneği yüksek kurtuluş savaşı yönetici kadrolarının, Bolşevik iktidarı ve sorunlarını hiç te anlamadıkları ortaya çıkıyor.”
Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 106 ile 110 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (1995): Yalçın Küçük Hoca burada, Sovyetler Birliği’nin İngiltere ile sorunu olan her ülkeye dost olabileceğini düşünüyor. Oysa, Mustafa Kemal ve ilk Meclis’in değerlendirmesi doğrudur. Sovyetler Türkiye’deki oluşumu İngiltere’ye karşı kullanıyor. Lenin bu konuda çok yönlü oynuyor; Sovyetlerdeki Müslüman halklar üzerinde etkili olabilecek bir Osmanlı Devletinin ya da Hilafetin ortadan kalkmasını istiyor. Ama Ankara’daki oluşumun İngiltere etkisinde olmasını da istemiyor. Kendi içindeki sorunlar nedeni ile pasif bir dış politika izlemek zorunda kalıyor. İngiltere’ye karşı, Hindistan, İran ve Türkiye’ye ideoloji transferi kartını da iyi kullanıyor.
Yorum bırakın