İktisat tarihi okuyanlar Lancaster’i hatırlar. İngiltere’de bir kent. Ama bütün dünya halkları için özelliği olan bir yer. Bir bakıma endüstri devrimi burada filizlendi. Tekstil sanayii, Lancaster’de doğdu. Bir süre dünyanın tarımcıları Lancaster’e pamuk yetiştirmek için çalıştı. Türkiye’ye pamukçuluk Lancaster’in fabrikalarını çalıştırmak için girdi, dışarıdan sokuldu.
İş burada kalmadı. Lancaster’in dokumalarına pazar bulmak gerekti. Pazar, mevcut sanayileri öldürerek gelişti. İngiltere ile ticaret anlaşmalarından sonra Lancaster’in dokumaları Osmanlı’ya girmeye başladı. On dokuzuncu yüzyılın başlarında. Bursa’daki dokuma tezgâhlan bir bir düştü. Lancaster’in pazar sorununu çözebilmek için Bursa’nın binlerce dokuma zanaatkârı işsizliği kader olarak bildi. On dokuzuncu yüzyılın ilk yarısından itibaren.
Lancaster’e tarihsel görevlerini Bursalılar, Hintlilere göre, daha insancıl koşullar içinde gerçekleştirdiler. İşsiz insan olarak yaşadılar. Eğer bu yaşamaya insancıl denilebilirse. Hintlilerin kaderi ise daha zorlu çıktı. Hindistan’a, Lancaster’in dokumalarıyla aynı zamanlarda İngiliz askerleri girdi. Bunlar, yakaladıkları bütün dokuma zanaatkârlarının ellerini kestiler. Fiilen kestiler. Sözle değil. Lancaster’in dokumalarının ucuz olmasına karşın, Hintlilerin dokumaları çok daha güzel olduğu için. Bu güzel dokumaları bir daha hiç üretemesinler diye. Sf. 310
Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 310) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın