Anadolu’ya görevle gönderildiği zaman, 1919 Mayıs ayında, İstanbul’dan ayrılmadan önce işgalci Büyük Britanya Yüksek Komiserini ziyaret etmesi son derece düşündürücüdür.
İyi beslenmemiştir; yoksul bir aileden geldiği için cılız bir vücudu var. Sık sık hastalanıyor; kendisini önemsediği için her fırsatta hastaneye yatmaktan geri kalmıyor. Trablus’ta işgalci İtalyanlarla karşı savaşmak için giden pek çok sayıda «gönüllü» subay arasında yer alıyor ve ancak Mısır’a gider gitmez hastalandığı için İskenderiye’de hastaneye yatıyor. Hastaneden çıkınca da bir kolağası olmasına karşın Mısır’da kral rütbesindeki Hidiv Abbas Hilmi Paşa’ya bir «protokol ziyareti» yapmadan edemiyor. O sırada üstü Selahattin Adil, kendisini azarlıyor.
Sık sık görevini bırakıyor ve sürekli olarak iktidar mevkiinde olanlara mektup yazıyor. Mektuplarında hep şikâyet ediyor ve «akıl» veriyor; Sf. 43
Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 43) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın