“Nihayet 26 Ağustos 1926 günü karar veriliyor. Cavit, Dr. Nazım ve Nail Beyler, duruşma salonuna getirilmedi. Reis kararı okuyor;
“Cavit Bey’in gizli heyetin başkanlığını üstüne almış olduğuna yönelik kanaatleri güçlendirmektedir.” (1)
“Nail Bey;… Cavit Bey’in evinde İttihat ve Terakki adına ayrı bir proje düzenleyen gizli heyete dâhil bulunduğu tayin edilmiş olduğundan …. İdamlarına. Rauf Bey’in, Bursa, İzmir lanetli girişimlerinden hemen önceki günlerde “Ben gidiyorum siz ne yaparsanız yapınız.” diyerek Avrupa’ya gitmiş olması gizli heyetin bütün kötü kararlarına vakıf olduğuna şüphe bırakmamaktadır.”
“Türkiye Cumhuriyeti’nin Teşkilatı Esasiye Kanununu (anayasasını) tamamen veya kısmen tağyir, tebdil (değiştirme) ve ilgaya (ortadan kaldırmaya) ve bu kanuna dayanarak oluşturulan TBMM’yi ıskat (susturma) veya görevini yapmaktan men’e (engellemeye) cebren (zorla) teşebbüs eden (kalkışan, yeltenen) idam olunur.” diye yazılı bulunan 95. Maddeye dayanarak, aynı kanunun yukarıda yazılı 55 ve 56 maddelerde belirtilen “.. kararlardan birini, birtakım şahıslar topluca gerçekleştirirler veya gerçekleştirilmesine tasaddi eylerlerse (el atarsa, başlarsa), o cemiyete dâhil bulunanlardan asıl başkan ve fesat ve tahrikçi olanlar her nerede bulunurlarsa bulunsunlar idam olunur.” diye yazan 57 maddenin ilk fırkasına dayanarak idamlarına …”
Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 118) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): Bu gizli örgüt başkanlığı İzmir İstiklâl Mahkemesinde Kara Kemal’e yakıştırılmış idi! O ölünce herhalde Cavit Bey’e geçti!
BAKKAL’IN NOTU (1995): Rauf Bey’in 15 yıl mahkûmiyetine karar verildi. Rauf Bey, aynı yasalar yürürlükte iken tekrar mahkeme oldu ve beraat etti.
Yorum bırakın