Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

(Sakarya meydan muharebesinden sonra, Yunan Ordusu, Eskişehir – Afyon hattına çekilmiş:) 

Ordumuz, bir yıla yakın bir zaman saldırı için hazırlık devri geçirmişti. İşte bu sırada ikinci gurup arasında bir dedikodu başlamıştı.   

“-Bu memleketin mevcut ordudan daha güçlüsünü çıkartmaya artık kudreti yoktur. Bu mevcut kuvvetle de Mustafa Kemal, düşmanı atamayacaktır. Millet bu orduyu bu yükü daha ne kadar taşıyacaktır. …”    Diyen bazı mebuslar vardı. Maalesef Ali Şükrü Bey gibi vatansever bilinen bir zat da bu kötü zihniyetin mürevviçleri (propagandacısı) arasında idi. Hatta bu düşünceyi savunma amacıyla Ali Şükrü Bey’in bir gün Meclis kürsüsünden, İngiliz İmparatorluğu’nun şevket ve kudretinin büyüklüğünden ve donanmasının büyüklüğünden bahsederek ve bazı İngiliz dergilerinin yazdıklarını okuyarak Meclis’in maneviyatına kötü etkiler yaptığını gören İhsan Bey’in (Yolsuzluktan hüküm giyecek olan, Topçu İhsan)

 “-Gözün kör olaydı da onları okumaz olaydın.” demesi işi, o zaman dövüşmeye kadar götürmüştü.

(O günün akşamı Gazi, Kılıç Ali’nin Keçiören’deki evine gidiyor. O akşam sofrada hep bu olay konuşuluyor. Herkes İhsan Bey’i haklı buluyor. Gazi de;)  

Hatta çok müteessir olarak (etkilenmiş olarak, üzülmüş olarak); “-Arkadaşlar! Böyle açıklamada bulunan adamlar, cidden dövülmeye layık adamlardır!” diye üzüntülerini dile getirmişti ve bu konu üzerinde uzun uzadıya durmuşlardı.   

(Kılıç Ali, muhalifler, bunun bir direktif olduğu noktasında dedikodu etmeye başlamıştı:)

  Bu dedikodu Adliye cihazı (adalet sistemi) üzerinde bile etki yapmış olmalı ki tahkikatı Gazi’ye kadar götürmüşlerdi. Hatta sorgu savcısı Ankaralı İbrahim Bey ile Ankara Polis Müdürü Çerkez Neşet Bey köşke giderek bu konuda Gazi’nin de ifadelerini almışlardı. ….. Sofrada bulunanların hiçbirini ne ifadesinde ne de şahitliklerinde gerek görmemişlerdi.

Alıntı: İstiklâl Mahkemesi Hatıraları – Kılıç Ali (Sel yayınları 1955- Sf. 95, 96) kitabından birebir alınmıştı.

Posted in , , , , , ,

Yorum bırakın