(Kitabı basan Sinan Bey’i yolda yakalayıp kaçırır gibi Ali Çetinkaya’nın evine götürüyorlar Karabekir’in evini basan ekip orada ama Kılıç Ali Sinan Bey ile teke tek konuşuyor:)
Kılıç Ali sözü döndürüp dolaştırıp basılmakta olan kitaba getiriyor. Ve henüz satışa çıkartılmamış yani mahiyeti (içeriği) hiç kimsece bilinmeyen bu kitabın muzır (zararlı) olduğunu ileri sürerek bazı mütalaalarda (görüşlerde) bulunuyor. .. Sinan Bey; “Bu kitap belgelere dayanan bir hatırattan ibarettir. Esasen Kâzım Karabekir Paşa bu hatıratını, Halk Partisi organlarının “Yayınlasanıza, söyleyecek sözleriniz varsa ne bekliyorsunuz?” diye teşvik etmeleri üzerine yayınlamaya karar vermiştir. Şu halde Parti tarafından da isteniyor demektir.” Kılıç Ali Bey;
“-Hayır! Bu kitap muzırdır (zararlıdır)! Karabekir Paşa bunu Gazi Paşa’ya karşı yazmıştır. Sen bilmezsin. Biz İstiklâl Mahkemesinde bu adamı asacaktık ama yine Gazi izin vermedi. … Bizce bu kitap zararlıdır fakat savcılık böyle anlamayabilir ve kitabı serbest bırakabilir.”
Sinan Bey; “-Aman efendim! Öyle şey olur mu? Zatı Alinizin zararlı telakki buyurdukları bir kitabı kim serbest bırakırsa bıraksın, satışa çıkartmak benim haddime mi düşmüş?”
“-Neden?”
“-Hıyaneti Vataniye ile mahkûm olduğum gündür! Kime meramımı (sorunumu) anlatabilirim ki?”
“-Ne münasebet! Nasıl olur? ”
“-Şöyle olur Beyefendi! Bu kitaptan birkaç tanesini bir baldırı çıplağın eline verirler, Köprübaşında “Ermenistan fatihi Kâzım Karabekir Paşa’nın kitabı! … Neler yazıyor!” falan diye bağırtarak sattırmaya kalkarlar. Halk ta toplanır. Bunun üzerine, vay efendim memlekette karışıklık çıkarmak istiyorlar diye bir gürültü ile hava bulandırılarak, beni tutup doğru İstiklâl Mahkemesine verirler ve yapıştırırlar alnıma Hıyaneti Vataniye suçunu. Bugün bundan kolay ne var?”
“-Sen hangi okulda okudun Sinan Bey?”
“Hayat mektebinde okudum Beyefendi!”
“-O halde kısa keselim! Bu kitap ….”
“-Siz ne istiyorsunuz Beyefendi?”
“-Bu kitabı bize veriri misiniz?”
“-Verir misiniz ne kelime? Siz ver dedikten sonra, ben vermemezlik edebilir miyim? Ne isterseniz onu yaparsınız!”
“-O halde bu kitapları olduğu gibi bize teslim et!“
“-Emredersiniz! Ancak bunun kâğıt vs. gibi birçok masrafları oldu.”
“-Ben sana onları veririm, hallederiz.”
Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Karabekir’in Kitabı Niçin ve Nasıl Yakıldı?) V – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Sayısı 1955 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (1995): Ama Sinan Bey dolandırılıyor, Kılıç Ali 3000 kitap için önce 500 lira veriyorlar, kitapları aldıktan sonra hiçbir şey vermiyorlar.
Yorum bırakın