(İsmet Başvekâletten ayrılmış bir kenarda oturuyor. Ankara’da maç seyretmek için stada gidiyor. Çıkışta halk coşkun bir biçimde “Yaşa!” diye sevgi gösterisinde bulunuyor. Kemal Paşa’nın adamı Salih Bozok bu tezahüratı önemsiyor ve konuyu Meclis’e getiriyor:)
“-Efendim! İsmet Paşa, önceki gün stadyumda kendisini halka alkışlatmış. Bu ne demektir? Bundan amaç nedir? Bizzat İsmet Paşa’dan bu hususta hemen açıklama istiyorum!”
İsmet Paşa bitkin bir durumda kürsüye çıkıyor;
(Milli Şef İsmet Paşa, çok korkmuş, kendisini çok küçük düşürücü bir konuşma yapıyor:)
“-Ben bir hiç’im! Atatürk benim elimden tuttu, en yüksek makama çıkarttı. Çoluk çocuğumla bugün bir lokma ekmek yiyorsak, yine onun sayesindedir. O benim velinimetimdir. Görüyorsunuz ki bugün yine bir hiç’im. Vallahi, billahi bu işte benim hiçbir kastım ve haberim yoktur. Ayağım kırılsaydı da stadyuma gitmeseydim. Bir daha gitmem de. Atatürk emretsin, çoluğumu çocuğumu alayım, memleketin en ücra yerine gideyim. Ad ve nişanımı sileyim, ortadan kaybolayım.” diyor ve yine tir tir titreyerek kürsüden inip gidiyor.
Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Atatürk – İnönü, İnönü – Mareşal Dargınlığı) VI – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Sayısı 1955 – Sf. 40, 41) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın