(17 Eylül 1933 Dolmabahçe Sarayında, sofrada, Maarif Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, ödeneklerden bahsediyor, Kemal Paşa İsmet Paşa’nın dalkavuğu olan bu Bakan’a fena kızıyor:)
“-..Bütçe darlığı bütün bakanlıklar için aynıdır. Anlaşılıyor ki, kusur sizdedir. Bugünkü şartlar altında siz bu işi yürütemezsiniz. İstifa ediniz. Yerinize kimi tavsiye edersiniz?”
Esat Bey afallıyor. Esat Bey’i sofradan kaldırarak yandaki odaya götürmüş, bu günün şartlarına göre, Maarif Bakanlığını en iyi idare edebileceğine kanaat getirdiği mebus arkadaşlarından bir genci ileri sürerek, onun tavsiye edilmesini telkin etmişti. Tekrar salona dönüp te sofraya oturunca Esat Bey’e sormuştu;
“-Her halde düşündünüz! Lütfen kararınızı söyleyiniz. Kimi tavsiye ediyorsunuz?”
Derhal ayağa kalkan Esat Bey, Aydın Mebusu Dr. Reşit Galip Bey’i göstererek; “-İşte!” demiştir. Mustafa Kemal ise;
“-Bravo! İsabet ettiniz! Ben de tasvip ediyorum (onaylıyorum)” demişti.
Bu olaydan önce Reşit Galip İsmet Paşa’ya ağır sözler sarf etmiştir. Bir gün Mustafa Kemal’in sofrasında Esat Bey’e (O zamanın maarif Vekili Mahmut Esat Bozkurt’a)
“-Softa zihniyetli adam! Maarifi berbat ediyorsun!” dedikten sonra, Atatürk’e hitaben;
“-Paşa’m! Maarifi ve gençliği bu softa zihniyetli adamların pençesinden senden başkası kurtaramaz!” diyor. Konuyu dağıtmak isteyen Atatürk’ün ihtarına rağmen;
“-Susmuyorum! Bu sofra millet sofrasıdır! Söyleyeceğim!” tarzındaki cüretkârlığı karşısında, Atatürk;
“-O halde ben gidiyorum!” diye gidişi, Reşit Galip Bey’i uzun zaman menkup (gözden düşmüş) durumuna düşürmüştü. Son günlerde Atatürk’ün affına mazhar oluyor, Maarif Vekili oluyor. İsmet Paşa Reşit Galip’in, kendisini uyuklayarak iş görmekte olmakla itham edişini unutamamıştı.
Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Atatürk – İnönü, İnönü – Mareşal Dargınlığı) VI – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Sayısı 1955 – Sf. 44 ile 47 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın