Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

20 Eylül akşamı, Dolmabahçe’de, Tarih Kurultayı üyeleri, Fuat Köprülü, Hasan Reşid, Ali Canip, Necmi Dilmen vs. huzurunda;

“-İsmet bana isyan etti! Evet, isyan etti. Ben de kendisine, sen hastasın, izin veriyorum biraz istirahat et dedim. Heybeli’ye gönderdim.” 21 Eylül gecesi, yemekte Celal Bayar’ da var.  

“-Ben bu İsmet’i 25 senedir yola getiremedim. O kadar kararsız, mütereddittir ki (tereddütlüdür ki) Ordu kumandanlığı edemez. Askeri bilgisi şüphe yok ki vardır. Fakat işte o kadar. Belki Erkânı Harp Reisi olabilir ama Ordu kumandanı, asla. Vehim (evham, kuruntu) hastası. Zannediyor ki memleketi kendisi idare ediyor. Bana dedi ki; Başvekil miyim kıç vekili miyim anlayamıyorum, nefes aldırmıyorsunuz. Kendi görüşlerimi kendi düşüncelerimi uygulayamıyorum. Yani demek istiyor ki, ben ona muhtacım.. Asla. Ben hiç kimseye muhtaç değilim. Ben içinizden birini şimdi başbakan yapar, onunla da memleketi idare ederim. Ne dersiniz? Kimi Başbakan yapalım?” Kimse cevap veremiyor. Atatürk;

“-Ben Celal Bey’i uygun görüyorum ne dersiniz.?”  Herkes bir anda dile geliyor; “-Hay!  Hay!” Atatürk Celal Bey’e dönüyor;

“-Yarın akşam hemen trene bin! Ankara’ya git! Başbakan vekilliğine başla! Programını oku!”   İsmet’in durumuna üzülenler de var. Mustafa Kemal;

“-Merak etmeyin. Ben ona söylerim, gider Celal Bayar’ı istasyonda karşılar. Gazeteler de bunu yazar, resimlerini koyarlar. Herkes görür. Ben kendim yaparım ama onu başkasına ezdirmem!”

Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Atatürk – İnönü, İnönü – Mareşal Dargınlığı) VI – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Sayısı 1955 – Sf. 27 ile 29 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , ,

Yorum bırakın