25 Nisan 1920 tarihinde 3. İçtima 6. Celse
Afyon Mebusu Mehmet Şükrü Bey’in Hıyaneti vataniye kanunu teklifi görüşülüyor:
Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “-… Görüyoruz ki her tarafta ifsadat (fesatlıklar) var, bu ifsadata bilmeyerek peyrev olanlar (uyanlar) var, .. bilerek peyrev olanlar elbette haini vatandırlar ve haini vatanların cezası da kanunu mahsusunda (özel kanunda) idamdır. Hıyaneti Vataniye Kanunu Mahsusu mucibince (icabınca, gereğince), ki bu, seferberlikte ilan edilmiş ve Divanı Harplerce (askeri savaş mahkemeleri) tatbik edilmiştir (uygulanmıştır). O kanunu mahsusu mucibince bu gibilerin mehâkimi adliyeye (adliye mahkemelerine) tevdii (gönderilmesi) ile serian (hızlı bir şekilde) tecziyeleri (cezalandırılmaları) ve ibreti müessire kaziyesinin (ibretlik etkisinin) bu suretle tecelli etmesi (bu şekilde ortaya çıkması) her halde lâzımdır.”
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 01 (23.04.1920 / 19.05.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;3, Celse: 6 – Sf. 67) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (1995): Mehmet Şükrü Bey 1926’daki İzmir suikastı davasında hıyaneti vataniye kanununa dayanılarak idam edildi. Ne kadar acı ve ironik bir durum? Mehmet Şükrü Bey bütün seferberlik boyunca savcılık ve müşavirlik yapmış, sosyalist bir hukukçu bilgili bir adam. 1926 yılında hiçbir suçu yok iken İzmir Suikastı davasında bu savunduğu özel bir kanuna kurban gitti.
Yorum bırakın