Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

16 Ekim 1920 tarihinde 85. İçtima 1. Celse, Reis; Mustafa Kemal Paşa Hazretleri.

(16.10.1920 tarihli 84. İçtimanın 3. ve 4. Gizli celselerinde Rusya ile olan ilişkiler hakkında Yusuf Kemal Bey çok geniş açıklamalarda bulunuyor.) (Rus Bolşevik Cumhuriyeti ile münasebatımız ve Kafkas Hükümetleriyle akdedilecek muahedeler. Gizli Celseye geçiliyor.)  

2. Celse hafidir, yani gizlidir. Reis; Mustafa Kemal Paşa Hazretleri.

(Rus Bolşevik Cumhuriyeti ile münasebatımız (ilişkilerimiz) ve Kafkas Hükümetleriyle akdedilecek (imzalanacak) muahedeler (antlaşmalar) hakkında görüşmelere devam edildi.)

Hacı Şükrü Bey (Diyarbekir); “Efendiler İktisat Vekili Yusuf Kemal Beyin bize getirdiği Ruslarla uhuvvet (kardeşlik) muahedenamesi (antlaşması) – ki burada okudu – bu ittifaknâme ile itilâf devletlerinin İstanbul Hükümetiyle yaptığı Sevr muahedesi arasında bir fark göremiyorum. Binaenaleyh bunun tamamıyla reddini teklif ederim. (Hep iştirak ederiz sesleri) .. Ermeniler arazi istiyorsa Ruslar versin. Ruslar zannetmeyiniz ki komünizmdir. Allah belâlarını versin… (Handeler) Bu komünizmden maksatları bizi İslamlardan tamamıyla ayırmaktır.”

Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “… Bizim kesemizden Ermenilere fedakârlıkta bulunmak emperyalistliktir. Bu hususu kendilerine söylemek lâzımdır….  Van ve Bitlis hakkında böyle bir teklifi reddettiğimizin ve fakat esbabı mucibesini (gerekçesini) söylerken söylediğim noktai nazarların da onlara iblâğ edilmesi (ulaştırılması) lâzım gelir.”

Hamdi Bey. (İzmit); “Yusuf Kemal Bey biraderimizin beyanatından bendeniz en mühim olmak üzere üç teklif karşısında kaldığımızı görüyorum. Birincisi; Van ve Bitlis vilayetlerimizden birer miktarını Rusya’ya vermek, ikincisi; misakı millî ile tayin ettiğimiz hududu millî şeklini tebdil etmek (değiştirmek), üçüncüsü; siyasetimizi tebdil ıstırarında (değiştirmek zorunda) kaldığımız zaman haberdar etmek…”

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 85, Celse: 1, – Sf. 89) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , ,

Yorum bırakın