8 Ocak (Kanunusani) 1920 (1337) tarihinde 131. İçtima 2. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey.
Çerkez Ethem Olayı Hakkında Mustafa Kemal Paşa’nın İzahatı;
Mustafa Kemal Paşa (Ankara); “ (Paşa, Çerkez Ethem ve kardeşleri Mebus olan Reşit Bey ve Tevfik’ten bahsediyor) -…Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ıskat (sükût ettirmek, susturmak) ederek, yerine Heyeti Umumiye’ye hâkim bir hükümet vücuda getirmek istemişlerdir… memleket içinde daimi bir anarşinin idaresine taraftar bulunuyordu. … bu adamlar memleket ve millet menafii (yararı, faydası) namına ifai vazife ederken (görevlerini yaparken), her vazife ifa ettikleri yerde milleti mutazarrır ediyorlardı (zarar gören haline getiriyorlardı). … Simav civarında bir jandarma kurduk. Çünkü Yunan geri çekilince “Siz Yunan’a yardım ettiniz ” diye …. Böyle bir takım taadiyatı namütenahide bulunuyorlardı (sürekli halka zulümde bulunuyorlardı) ve bunun neticesi olarak, hıyanet neticesi olarak, oradaki ahali (halk) ya Yunanlılara kendilerini yalnız bırakmamaları için rica ediyorlardı yahut Yunanlılarla beraber kaçıyorlardı… Tevfik Bey bunu da istemedi ve gönderilen Jandarma Kumandanını maiyetiyle (ona bağlı olanlarla) beraber iade etti. (Paşa, bizzat Reşit Bey kendi ağzıyla bana şunu söyledi, diyor:)
“-Bizim için hayatımız, haysiyetimiz, bizim menafiimiz, bu milletin bu vatanın hayat ve menafiinden yüksektir. Biz İran’da da Turan’da da kendimize yaşayacak bir yer buluruz.”
Hüseyin Avni Bey; “Tarihini söyler misiniz? Ne zaman söylediler?”
Mustafa Kemal Paşa (Ankara); “-O kadar hafızam kuvvetli değildir beyefendi Hazretleri. .. bunu işitmiş arkadaşlardan Celal Bey’in hafızası daha kuvvetlidir. .. Yine bu adamlar demişlerdir ki; … biz Yunanlılardan beraber kalabilirdik ve Venizelos’la ben diz dize oturabilirdim. …. Evvela Bolşevikleri iğfal etmek (aldatmak), komünist renk, şekil ve kisvesine bürünmek. … Bolşeviklere bu memleket içinde bir feveran, derhal bir inkılâp, bir ihtilal yapmak imkânı olduğu kanaatini verdirmek istediler. … Eskişehir’de bulunan ameleyi isyan ettirmek istiyorlardı. .. Yunanlılarla dostluk taharri ettiler (yazıştılar) .. tam da Meclisten bir heyetin nasihate gittiği esnada, … bir Piyade Alayının, 159. Alayın zabitanının kaffesini (tamamını) tevkif etmişlerdi ve efradına da birer vesika (belge) verdiler ve bu vesikanın üzerinde, artık muharebe bitmiştir. Hepimiz Padişahın evamirine (emirlerine) itaat edeceğiz, diye terhis ettiler ve ellerinden silahlarını alarak… topladıkları adamlara ve ondan sonra da Yunanlılara verdiler… Bilâkaydüşart (kayıtsız şartsız) Yunanlıların emrine tabi olmuşlardır. (kahrolsun, lanet olsun sesleri) .. Reşit Bey’in azalıktan sükûtuna (mebusluktan çıkartılmasına) rey vermenizi istirham eylerim. (kabul, reye sesleri) Kabul ediliyor (Sf.228) (Paşa izahatına devam ediyor: )
“-… Efendim, evvelîsi gün düşman, Yenişehir, İnegöl, Gediz ve Uşak’tan yani her noktadan taarruz etmiştir. Gediz’de bulunan Ethem 300 kişi kadar bir kuvvetle taarruz etmiştir, tabii ki püskürtülmüştür.” ….
Mustafa Kemal Paşa Devamla; “- ..Hacı Şükrü Bey, Ethem ve Tevfik’i ihanete sevk edenlerden birisidir. Hacı Şükrü Bey hakkında bazı vesaik de (belgeler de) vardır .. onun için Hacı Şükrü Bey’in dahi azayı muhtereme meyanından (saygıdeğer mebus üyelerin bulunduğu ortamdan) hâriç tutulması muvafık (uygun) olur.”
Hacı Şükrü Bey (Diyarbekir) “-Bendeniz de söyliyeyim de .. Ondan sonra Paşa Hazretleri!”
Mustafa Kemal Paşa “-Ve bunu Heyeti Aliye’nize Hükümet Reisi olarak teklif ediyorum ve Reis Bey’den rica ediyorum, reye vaz olunsun (Oylamaya konulsun).”
Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “-Bu baptaki (konudaki) vesaik (belgeler) verilsin, tetkik edilsin (incelensin), Meclis’çe ıttıla hâsıl edildikten sonra (konuya vakıf olunduktan sonra) reye konsun. …”
Mustafa Kemal Paşa; “-Ufak bir misal daha, Hacı Şükrü Bey hakkında mevcut vesaikten (belgelerden) bir tanesini bir celsei hafiyede (gizli oturumda) Heyeti Umumiye’ye arz etmiştim.”
Hacı Şükrü Bey; “-Paşa’m! Bendeniz onun yalan olduğunu söyledim.”
Mustafa Kemal Paşa; “-Eğer diğer vesaik yalansa o da yalandır.”
Hacı Şükrü Bey; “-Hepsi yalandır!”
Mustafa Kemal Paşa; “-Oturun yerinize! Söz alınca söylersiniz.”
Paşa: Diğer mebuslar hakkındaki vesikaları da topluyorum diyor. Devam ediyor:
“Binaenaleyh, Hacı Şükrü Bey’in artık bu Meclis’i Âli’de yeri yoktur. Eğer Heyeti Âliye’niz müsamaha ederseniz (hoşgörü gösterirseniz), tabi salahiyet size aittir.”
Hacı Şükrü Bey; “-… Paşa Hazretleri’nin benim hakkımda söylemiş oldukları sözlerin hepsinin keenlemyekûn olduğunu (tamamının yok farz edilmesi gerektiğini) ispat ettim ve zabıtta da mevcuttur. ……. Reis Paşa başka misal getiriniz, eğer öyle ise ben kendimi Meclis’in kapısına asarım.”
Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “-Efendim! Paşa’yı severiz, fakat kanunu hepsinden ziyade severiz. Hacı Şükrü Bey’i kanuna teslim ettik, kanun hâkimdir!”
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 131, Celse: 1, – Sf. 228 ile 235 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (2016): Hacı Şükrü Aydındağ Bey, Aydın’ı savunan değerli bir binbaşıymış. Kemal Paşa’nın hain yerine koyduğu Hacı Şükrü Bey, 2013 de Aydın’da “Vatan kahramanı” olarak anıldı.
Yorum bırakın