Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

23 Temmuz 1921 (1337) tarihinde 54. İçtima Hafidir. 1. Celse Hafidir. , Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

(Aşağıdaki notlar, TBMM Gizli Celse Zabıtları II- Sf. 102-116 kadar olan sayfalardan alındı. Gizli celse tutanaklarını derleyen Mustafa Nuri Ünver’ in notu; “-1., 2. ve 3. celselerden oluşan, 23 Temmuz 1921 tarihli bu toplantının tutanakları o tarihteki tutanak memurları tarafından da belirtildiği üzere, maalesef tam toplanamamış ve kalanlar da bu zamana intikal etmemiş (naklolmamış, ulaşmamış)  bulunduğundan, tutanaklar, kısım kısım ve her kısmın baş tarafları çizgilerle ayrılmak suretiyle hepsi bir araya konmuş ve celselerini ayırmak mümkün olamamıştır. “diyor. Çok acı ve düşündürücü bir durum! Bu oturumun bütün celseleri neredeyse yarı yarıya eksiktir.)

(Fevzi Paşa Bakanlar Kurulu Başkanı Meclis’e bilgi veriyor; Yunan; Bursa, Eskişehir ve Afyon hattından ilerliyor. Konya tarafına taktik bir saldırı yapıyor, İnönü’de galibiyeti var burada muharebeyi düşman kazandı diyor ve devam ediyor; Eskişehir’de de büyük bir meydan muharebesi hezimeti var. Ordumuz yorgun olduğundan Yunan ordusu, ordumuzu çevirmek ve cephanesine el koymak üzere iken şarka çekildik diyor. Savaş devam ediyor, Afyon hattında da direnmeler var. Geriden gelen kuvvetlerle, dinlenen ordumuzla düşmanı bir meydan muharebesinde yeneceğimizi ümit ediyoruz, diyor.

Fevzi Paşa (Heyeti Vekile Reisi): “-.. biz Ankara’da bulundukça, ordu daima Ankara’yı göz önüne almak zorundadır. Ordu Ankara’yı göz önüne aldıkça, düşman da manevrasını ona göre yapacaktır. .. Herhalde hükümet merkezinin değiştirilmesi zorundayız. Bunun için Bakanlar Kurulu yaptığı görüşmede Kayseri’yi uygun görmüştür. .  Cephane ve esliha (silahlar) zayiatımız az bir şeydir. .. İnsan zayiatımız 5-6 binden aşağı olmayacağına kaniim. Düşmanın can kaybı 10 bin vardır.” 

Mustafa Durak Bey (Erzurum); “-…diyorum ki ordu kendisine serbest bir program çizsin, biz müdahale etmeyelim. Ordu şehir bekçisi değil, ordu istiklâl (bağımsızlık) bekçisidir. Nerede canı isterse orada harbini yapar.” 

Hakkı Hami Bey (Sinop): “-Hâlâ Hükümet, memurlarımızı emekliye ayırarak onların yerine kendi yârân ve ahbaplarını kayırmakla meşguldür.

(Mustafa Kemal Paşa da konuşuyor ve tutanaklarda bazı sahifeler eksik diyor.) Sf. 114 (Yukarıdaki notlar TBMM Gizli Celse Zabıtları II- Sayfa; 102-116 arası alındı) 

4. Celse Aleni; İkinci Reis Dr. Adnan Beyefendi

Fevzi Paşa’nın Yunan Yenilgisi İle İlgili Beyanatı.

(Düşmanın şiddeti azalmıştır, henüz Eskişehir elimizde diyor. Bir takım ifsadatlara (fesatlıklara), karşı Kastamonu ve Konya’ya bir İstiklâl mahkemesi gönderilmesini istiyor. Samsun, Konya ve Kastamonu’ya İstiklâl Mahkemesi gönderilmesine karar verildi.)

Nadir Bey (Isparta); “-Orada artık koyun sürüleri kalmadı!”

(Çok ilginç bir espri: Denizli Mebusu Yusuf Bey, Denizli, Aydın, Muğla, Antalya, Isparta ve Burdur’a da bir İstiklâl Mahkemesi gitsin diye takrir veriyor. Ve Isparta Mebusu Nadir Bey espriyi patlatıyor. Daha önce Burdur’dan 7.200 koyunun İstiklâl Mahkemesi tarafından alındığı görüşülmüştü.)

(Hakkı Hami Bey, yeniden görevlendirilen İstiklâl Mahkemelerinde eski üyelerin görev yapmasını istiyor. Hukuken doğrusu budur diyor ama kızıyorlar ve daha şahin adamları seçip gönderelim diyorlar. istiklâl Mahkemelerine üye seçimi sonraki celselere kalıyor.)

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 54, Celse: (1, 2, 3 Celseler Hafidir: TBMM Gizli Celse Zabıtları II Sf. 102 ile 112 arası alıntıdır) – 4. Celse Aleni, Sf. 340 ile 352 arası) kitaplarından birebir ve notlar hâlinde alınmıştır.

Posted in , , , , , , , ,

Yorum bırakın