17 Kanunuevvel (Aralık) 1337 (1921) tarihinde İçtima: 129. Celse:2, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi
Hıyaneti Vataniye Mücrimlerinden (suçlularından) Bir Kısmının Aflarına Dair Kanun;
Madde 1- Hıyaneti Vataniye cürümlerinden (suçlarından) dolayı İstiklâl Mahkemeleriyle, mehâkimi nizamiye (normal, nizami mahkemeler) ve Divanı Harpler tarafından idama mahkûm edilen eşhasın (şahısların, kişilerin) cezaları müebbet küreğe ve müebbet kürek cezaları onbeş sene muvakkat (geçici) küreğe tahvil (dönüştürülmüş) ve maadası (geriye kalanı) affedilmişlerdir. İşbu ef’alden (fiillerden) maznun (zanlı) bulunanlar dahi evrakına nazaran (belgelerine bakılarak) bu aftan istifade edeceklerdir (yararlanacaklardır). Ancak eczayı vatandan (vatanın cüzünden, bölümlerinden) bir kısmını tefrik (ayırmak) veya ecnebi bir devlete ilhakına (katılmasına) çalışanlar ve casusluk edenler ve halen memaliki ecnebiye (yabancı ülke) ve bilâdı meşgulede (işgal edilmiş yerlerde) bulunanlarla ihtilas (zimmetine para geçiren) ve rüşvet ahz eyleyerek (rüşvet alarak) devletin kuvveyi maddiye ve maneviyesini tenkis etmiş (azaltmış) olanlar işbu aftan müstesnadır (ayrı tutulmuşlardır).
Dr. Abidin Bey (Lazistan); “- ..bu güne kadar yapılana ıslah edilmiş nazarıyla bakalım ve onları bir af’u mahsus (özel af) olarak tamamı tamamına affedelim. (alkışlar) Bakınız; gerçi bendeniz esasen daima suriş (kargaşa, anarşi) çıkaran ve en sonra belasını buldukça bulan bir memleketin evladıyım. (Bravo sesleri) Sonra silsilem (sülalem) hiçbir vakit de kasaba yüzü görmemiştir; Daima dağî (dağlı), onun için, doktor da oldum, fakat yine bende de bir parça vardır.” (handeler) (alkışlar)
Süleyman Sırrı Bey (Yozgat); “-Şecaat (kahramanlık) arz ediyorsunuz!” (1) Sf. 132
Kanunun 4 maddesi bu kanunu BMM Reisi, vs. icra eder diyordu. Hüseyin Avni Bey’in takriri ve itirazı ile TBMM icra eder şekline döndü. Af Kanunu kabul edildi. Sf. 136
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 129, Celse: 2, – Sf. 132 ile 136 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (1996): Merdi Kıpti (Çingene’nin merdi), şecaat arz ederken (kahramanlığından bahsederken) sirkatini (suçunu) söylermiş sözünü hatırlattı.
Yorum bırakın