Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

28 Kanunusani (Ocak) 1337 (1922) tarihinde İçtima: 151. Celse:1, Birinci Reis Vekili Musa Kâzım Efendi.

2.Celse Hafidir:

Aşağıdaki Notlar: TBMM GCZ II (Sf. 663 ile 667 arası) Kitabından birebir alınmıştır.

Lazistan Mebusu Osman Bey’in Rusya’dan Alınan Silah ve Cephaneyi Usülsüz Kullanması Hakkında İstizah (soru önergesi): (Osman Bey yüksek mühendis, Fransızca ve Rumca bilir.)

4. Şube Mazbatası (tutanağı):

Osman Bey’in Ruslardan hükümet-i milliye namına 4.150 tüfenk, 4.518 sandık fişenk ve 20 makineli tüfenk ile 60.000 kilo benzin, 40.000 kilo gaz yağı, 32.000 kilo dakik ve 650 fıçı çimento ve 5 makineli, 1 fabrika ve 90 tahta fıçı ve 20 demir fıçı aldığı sabit olmakta ise de, 272 tüfenk ve 145 sandık fişenk noksan teslim edilmiştir. Sadece 12 ton benzin teslim edilmiş, 5 makineli fabrika benim idi demiştir.”

Osman Bey (Lazistan); “-… Hükümet muntazaman (düzenli olarak) teşkil edilmediği zaman, hatta Ethem İsyanı’ndan mukaddem (önce) Rusya’ya gittim. Gitmeden önce Mustafa Kemal beni İsmet Bey’e yolladı. İsmet Bey’e… dedim ki; ben bir yere gidemem… silah bize biran önce lâzımdır, acele git dedi… diğer kısmı da söylenilen çimento ve âlât (aletler, fabrika aletleri) ve hususi alınmış fakat hükümet nâmına denilmiş olan hususi aksamdır. Malzemeler vagonlarla Taupse’ye geldi. Getiren kolordu elemanı bunları al da git, beni bu işten kurtar dedi; zaten tek tek bu sandıktaki malları sayacak imkânım da yoktu. Kâtibim ve ambarım yoktu… Motor Giresun’dan geçerken Osman Ağa (Topal Osman) 96 tüfenk ve 47 sandık cephaneyi almış ama hiç bir kayıt yok... Çimentoyu Rus Hükümetinden sanki Türk Hükümeti için alıyormuş gibi…1 torna, 2 diş kazıcı, 2 planya vardır… Ben o çimentoyu sırf bir Müslüman kardeşiniz namına nüfus-i mebusiyetimden (mebusluk nüfuzumdan) bilistifade (yararlanarak) getirtmiş olursam acaba cinayet mi işlemiş olurum? O halde mebuslar nüfus-i mebusiyetini istimal ederek (milletvekilliği nüfuzunu kullanarak) müteahhitlik de yapmasınlar… Eğer o Müslüman kardeşiniz bir kaç kuruş kazanacak diye ve Türk toprağına çimento sokacak diye vekiliniz ona kefil oldu ise ve bu bir cinayet (burada cinayet diye adlandırılan kötülük, büyük kötülük) ise, bu cinayeti kabul ediyorum… Diyeceksiniz ki efendiler; bu hesap biraz karanlıktır… Bundan bir buçuk sene evvelki vakitte vaziyet ve ahval-i umumiye (genel şartlar) esasen pek karanlık idi. Bu hizmetime mükâfaten (yaptığı işin karşılığı olarak aldığı ödül) 6.500 lira almışımdır.” Sf.663

Salih Efendi; “-Böyle bir arkadaşımızı mahkeme sandalyesinde oturtmak günahtır.”     

.. Vehbi Efendi (Konya); “-Bu iş midemi bulandırdı…Gelir gelmez bunun hesabını verdin mi?…Efendiler, defter olmaksızın, santimi santimine hesap olmaksızın şöyle geldi böyle gitti demekle… Hükümet de eğer bunu bir hesap olarak kabul ettiyse yuf o Hükümetin ervahına (ruhlarına)Mahkemeye gitsin ve temizlesin.

Ziya Hurşit Bey(Lazistan); “-Ruslar bize İngiliz tüfekleri vermişler. O dönemde izinli olarak Trabzon’daydım, sokaklarda İngiliz tüfenkleri satılıyordu ve suiistimalden söz ediliyordu. Osman Bey mahkemeye çıksın, beraat edileceğine inanıyorum.”  Sf. 667

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 16 (7.01.1922 / 12.02.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 151, Celse: 2 Hafidir: (TBMM GCZ II Sf. 663 ile 667 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , ,

Yorum bırakın