1 Mart 1338 (1922) tarihinde İçtima: 1. Celse:1, Reis Mustafa Kemal Paşa Hazretleri
Reis Mustafa Kemal Paşa Hazretleri; “- … Jandarma teşkilâtı mühim (önemli) kıtaat (kıtalar, askeri birlikler) ilâvesiyle takviye edilmiş ve müteaddit (adetlerce, birçok) jandarma mektepleri (okulları) açılmıştır. .. Türkiye’nin sahibi ve efendisi kimdir? (Köylüler sadaları) Bunun cevabını derhal birlikte verelim; Türkiye’nin sahib-i hakikisi ve efendisi (gerçek sahibi ve efendisi), hakiki müstahsil (gerçek üretici) olan köylüdür. (Şiddetli ve sürekli alkışlar.) O halde herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstahak (hakkı olan) ve elyâk (layık) olan köylüdür. (Sürekli Alkışlar) .. bunca fedakârlık ve ihsanlarına karşı, nankörlük, küstahlık, gaddarlıkla uşak menzilesine (seviyesine) indirmek istediğimiz bu sahib-i aslinin (memleketin asıl sahibinin) huzurunda bugün kemâl-i hicap (tam bir utanma duygusu) ve ihtiramla (hürmetle) vaz’ı hakikimizi (gerçek pozisyonumuzu) alalım. (Şiddetli Alkışlar) ”
Tunalı Hilmi Bey (Bolu); ” -Yaşa Ulu ruhlu Paşa’m yaşa!”
Gazi Mustafa Kemal Paşa (Devamla); “-… Tanzimat’ın açtığı serbest ticaret devri Avrupa rekabetine karşı kendisini müdafaa etmeyen (savunmayan) iktisadiyatımızı (ekonomimizi) bir de iktisadi kapitülasyon zinciriyle bağladı. … Siyaset-i iktisâdiyemizin (ekonomik siyasetimizin) mühim gayelerinden biri de menafi-i umumiyeyi (genel menfaatimizi) doğrudan doğruya alâkadar edecek (ilgilendirecek) müessesât (kurumlar) ve fenniyemizin (tekniğimizin) müsaadesi nispetinde (izin verdiği oranda) devletleştirmektir. … Sanayiin her sûrette himâyesi (korunması), nazar-ı ehemmiyette (önemle göz önünde) tutulacaktır. .. Umur-u nafıada (bayındırlık işlerinde), ecnebi (yabancı) sermayesi ve icabına göre ecnebi mütehassıslarından (uzmanlarından) azami derecede (en fazla derecede) istifâde etmek (yararlanmak) memleketimizin menfaat ve mâmuriyetini (imar edilmesini) .. temin nokta-i nazarından zaruridir (elde etme görüşü açısından zorunludur). .. Kadınlarımızın da aynı derece-i tahsilden (öğretim derecesinden) geçerek yetişmelerine atf-ı ehemmiyet olunacaktır (önem verilecektir). (Bravo sadaları ve alkışlar) .. Minberlerden (camilerde imamların hutbe okudukları yerlerden) halkın anlayabileceği lisanla ruh ve dimağa (akla) hitap olunmakla ehlî İslâm’ın (Müslümanların) vücudu canlanır, dimağı saflanır (beyni saflaşır) imanı kuvvetlenir, kalbi cesâret bulur. (alkışlar) … Tam ve hakiki istiklâlimizi (bağımsızlığımızı) açık ve samimi en evvel teslim ederek bize yed-i muahedenetini (yardım elini) uzatan Rus Şûralar Cumhuriyeti ile revabıt-ı uhuvvetkâranemizin (birlik bağlantımızın) tahkimi (güçlendirilmesi), siyaset-i hâriciyemizin (dış siyasetimizin) esasıdır. (sürekli, şiddetli alkışlar.) (Çok doğru, yaşasın dostlarımız sadaları) (Cannes Konferansı İle İlgili İzahat Veriyor:) .. İşsizliğin tevlid ettiği (doğurduğu) buhran (kriz) sebebiyle, İngiltere açık pazarlar temini mecburiyetindedir. Bunun için İngiltere’nin derhal düşündüğü Almanya ve Rusya sahalarıdır. (Askeri durum hakkında bilgi veriyor.) .. Yunan Prensleriyle Generalleri bilhassa ırza tecâvüz ettirmekten zevk almaktadır. ‘Ölmez bu vatan farz-ı muhal ölse de hatta. Çekmez kürrenin sırtı o tabut-u cesimi (o büyük tabutu). (Yaşa sadaları, sürekli alkışlar)” Sf. 2, 16
Aralof’tan Gelen Tebrik Telgrafı Konuşuluyor;
Tebrik telgrafı sürekli alkışlar arasında okundu Sf. 17
1 Marttan Milli Bayram Günü diye bahsediliyor. Sf. 18
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 18 (1.03.1922 / 1.04.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima;1, Celse: 1, – Sf. 2 ile 18 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın