31 Temmuz 1338 (1922) tarihinde İçtima: 83, Celse:1, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi
23 Temmuz 1913 Milli Bayram Kutlamaları Var: (İttihat ve Terakki liderlerinden Enver Paşa ve silahlı adamlarının Hükümet toplantısını kanlı bir şekilde basıp Osmanlı yönetimini ele geçirdiği gün 23 Temmuz 1913 Bayramı)
İstiklâl Mahkemeleri Kanununun Görüşülmesine Devam;
Madde 4- BMM’nin lüzûm gördüğü İstiklâl Mahkemeleri için üçüncü maddede muharrer (yazılı) vazaiften (görevlerden) bir kısmının istisnasına (ayrı tutulmasına) karar verebilir.
Kabul edildi. Sf.77
Madde 5- İstiklâl Mahkemelerinin idamdan gayri hükümleri kat’i (kesin) olup infazına (yerine getirilmesine) bilumum (bütün) kuvay-ı müsellaha ve gayri müsellehai devlet memurdur (silahlı ve silahsız devlet güçleri görevlidir). İdam hükümleri BMM’ince badettasdik (onaylandıktan sonra) infaz olunur (yerine getirilir). Şu kadar ki müstacel (acele) ve müstesna (olağanüstü) hal ve zamanda idam hükümlerinin dahi Meclisçe tasdik edilmeksizin infazına Meclis kararıyla mezuniyet (izin) verilebilir. Sf.77
Ek Madde; İdam hükümleri BMM’nin tüm işlerine tercihan (bütün işlerinden önce) görüşülür. Sf. 85
Kabul edildi.
Hüseyin Avni; “-… Hıyanet-i Vataniye (vatan hainliği) Kanunu yapılırken bendeniz bir teklifte bulundum. İdamdan maada (başka) diğer mukarrerâtında (kararların da) Heyet-i Umumiyece (meclis genel kurulunca) tasdiklerini teklif etmiştim ve kabul buyurulmuştu. Bunun azim (büyük) faidelerini (yararlarını) gördük. .. Bidayet (başlangıç) Mahkemelerinde verilen hükümlerin % de 60 Heyet-i Celile’ce ref’ edildi (ortadan kaldırıldı). İstiklâl Mahkemesinin her ay gönderecekleri cetvelleri tetkik için bir uzman hâkimler encümeni (komisyonu) oluşturmayı teklif ediyorum.”
Madde 6- İstiklâl Mahkemeleri kararlarına bu mahkeme müddeiumumîsinin (savcısının) hakk-ı itirâzı (itiraz yani karşı çıkma hakkı) vardır. Müddet-i itiraz (itiraz süresi) yevm-i tefhimin ferdasından (kararın yüzüne karşı okunmasının sabahından) itibaren üç gündür ve itirazı vâki BMM’ince katiyen hallolur. Sf. 90
Kabul edildi.
.. Ali Şükrü Bey (Trabzon); “-… Eğer buna, alelâde mehâkim (sıradan hakimler) bulunan müddeiumumîlerin (savcıların) salahiyetini (yetkisini) verecek olursak İstiklâl Mahkemelerini kaldırır ve diğer mahakime (mahkemelere) bu vazifeyi verir ve çıkar gideriz.” (Bravo sadaları) Sf.87
Hüseyin Avni; “-Efendiler, İstiklâl Mahkemesi deyince onu memleketin içinde bir cellât mı yapmak istiyoruz? .. Biz tevzi-i adalet (adaletin dağıtılması) için mahkeme teşkil ediyoruz, yoksa engizisyon mezalimi icrası için (engizisyon zulümlerinin gerçekleştirilmesi için) heyetler göndermeyeceğiz. .. hangi kuvvet vardır ki, müddeiumuminin (savcıların) hukukunu tahdit etsin (sınırlasın)? .. Müddeiumumîlerin hakk-ı şikâyeti (şikâyet etme hakkı) hiçbir zaman, dünyanın hiçbir yerinde ref’ olunamaz (ortadan kaldırılamaz). .. Şimdiye kadar İstiklâl mahkemelerimiz yokken altı yüz seneden beri kendi tabiiyetlerini terk ederek tabiiyetimize girmiş olan milletleri unutmayınız. Bu, ancak adaletimiz sayesindedir.” Sf. 88
Madde 7– İstiklâl Mahkemesi heyetleri her altı ayda bir intihap olur (seçilir). Bu müddetin (sürenin) hitamından (bitiminden) evvel heyet tamamen veya kısmen Meclis kararıyla tebdil edilebileceği (değiştirilebileceği) gibi esbab-ı teşkilin zevaliyle (oluşturma sebebinin sona ermesi ile) faaliyeti dahi tatil olunur. Sf.90
Madde 8- İstiklâl Mahkemelerinde vasıta-i muhabere (haberleşme aracı) ve tebliğ (bildirme) ve tebellüğ (bildiri alma aracı) müddeiumumîdir (savcıdır).
Bu madde encümene geri alınıyor.
Madde 9- İstiklâl Mahkemelerinin evâmir (emirlerini) ve mukarrerâtını (kararlarını) infaz etmeyenler (yerine getirmeyenler) veya infazda taallûl gösterenler (yerine getirmekten kaçınanlar) müddeiumumilerin (savcıların) talep ve sevki üzerine aynı mahkemeler tarafından taht-ı mahkemeye (mahkeme altına) alınırlar. Sf.90
Kabul edildi.
Madde 10- İstiklâl Mahkemeleri Askeri ceza Kanununun 7. faslındaki hukuk-u emiriyeden (emirler hukukundan, disiplin hükümlerinden) maada (başka) hukuk-u askeriyeye hükmedemezler.
Madde 11- İstiklâl mehâkimiyle (mahkemeleriyle) bilumum mehâkim arasında tahaddüs edecek (ortaya çıkacak) ihtilaf mercii (anlaşmazlıkların başvuru yeri) TBMM Adliye Encümenince bilcümle umura takdimen (bütün işlere bakılarak) hallolunur. Sf.94
Hüseyin Avni Bey’in Bir Madde Teklifi Var 12. Madde
Madde 12- İstiklâl Mahkemeleri diğer mehâkim gibi dava vekili kabul eder. Bu takriri geri aldı.
Hüseyin Avni; “-Vekil (avukat) hakkını hiç kimse nez’ edemez (elden alamaz). .. Bendeniz zaten böyle bir maddenin konmasını hükümet için mucib-i ar (utanma sebebi) telâkki ederim, fakat beni sevk eden sebep; İstiklâl Mahkemelerinin milleti bu haktan mahrum etmesi hasebiyledir (sebebiyledir). … Hukuku tabiiyenin (doğal hukukun) mahfuziyetini (korunmasını) ilan buyurursanız ben takririmi geri alırım. Ve benim takririmin geri alınması BMM’nin şerefini yükseltir.”
(Meclis Avukat hakkını tabii bir hak olarak kabul edip Reis de onaylayınca Hüseyin Avni Bey de 12 maddeyi ihtiva eden takririni geri alıyor. Fakat İstiklâl Mahkemelerinde genellikle dava vekili yani avukat bulundurmuyorlar.) Sf. 98
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 22 (27.07.1922 / 11.09.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 83, Celse: 1, – Sf. 77 ile 98 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın