4 Mart 1339 (1923) tarihinde İçtima Hafidir (gizlidir): 4, Celseler gizlidir, Reisisani Ali Fuat Paşa
Lozan Müzakerelerine Devam: Gizli İçtima
Aşağıdaki notlar (TBMM GCZ IV – Sf.78-99 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Oniki Ada ve Musul meselesi görüşülüyor
İsmet Paşa (Hâriciye Vekili); “-Efendim! Limni, Midilli, Sakız, Sisam gibi adaların Yunan tasarrufundan hariç olarak, gayri askeri (askerden arındırılmış) ve muhtar (özerk) olmalarını iddia ettik. Esasen bizim mevzuu bahis (söz konusu) ettiğimiz zemin bu idi. Fakat nihayet bunların gayri askeri olmalarına iktifaya (yetinmeye) mecbur kaldık. Bu adaları istihsal etmek (almak) için ne Meclis-i Âli’nin kararı ve ne de milletin arzusu ve ne de bana verilmiş bir talimat vardı. Bunu orada görür görmez gayri askeri tedabirini (askerden arındırılması önlemini) bir faidei munzama olarak istihsal ettim (yararlı bir ekleme olarak ürettim).” (Bu konuşma, on iki ada hakkında önemli bir belge!)
Hüseyin Rauf Bey (İcra Vekilleri Reisi); “-… Musul deyince ekseriyet-i kâhiresi (büyük çoğunluğu) Türk ve Kürt denen hatta aslen bir olan ve bir millet olmamak için hiçbir sebep mevcut olmayan ve bu iki ırkla meskûn olan mıntıkayı murat ediyorum (bölgeyi kastediyorum). Bu mıntıka mutlak ve mutlak Türkiye halkını teşkil eylemeli (oluşturmalı) ve hududa dâhil olmalı… bunun siyaseten almak imkânı olmadığına heyeti murahhasamız (delegelerimiz) kâni (ikna) olmuştur. .. eğer bir sene zarfında (içinde) İngilizlerle baş başa anlaşamazsak Cemiyet-i Akvama (Birleşmiş Milletlere) havale etmek şekli kabul edilmiştir.”
Hacı Hamdi Bey (Muş); “-Lahey mahkemesine müracaat etsek daha iyi değil mi?” (dalga geçiyor!)
Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “-Her şeyden önce şunu arz ediyorum ki Meclis-i Ali’de, milletin aleyhine, harbin bir gün devamını arzu eden bir tek kimse yoktur. Fakat sulh değil de, Sevr Ahitnâmesi de bir sulh idi, bunu da istemeyiz. Hiçbir zaman harpçi ve zaaf düşünen insanlardan değilim. Efendiler! Karşımızda yegâne düşman İngiliz’dir… İngiliz dostluğuna inananlar aldanırlar, memlekete bilmeyerek hıyânet ederler. Bizim Heyet-i Murahhasamızın (delegelerimizin) ağzından Cemiyet-i Akvam (milletler cemiyeti. Birleşmiş milletlerin ilk hâli) kelimesini işitir işitmez hayret ettim! Efendi, Cemiyeti Akvam, İngiliz şurasından başka birşey değildir. Eğer aczimiz varsa (çaresizliğimiz varsa) derhal veririz, kendi kendimizi aldatmayız, efendiler! Musul bir sene hâl-i intizarda (bekleme halinde) bulunacak. Bu ne demektir efendiler? Bu milletle istihzadır (alay etmektir). İngilizlerden Mısır’ı aldınız, Kıbrıs’ı aldınız mı efendiler? Gayesi, orada bir Kürt Hükümeti teşkil edip, senin memleketini parçalayıp neticede bir Ermenistan teşkil etmek değil midir? Kürdistan! Size söylüyorum; Kürdistan Hükümeti yapamaz, Kürdün lisanı yoktur, yazısı yoktur, kürdün harfi yoktur. Yarın oralara Ermeniler hâkim olacaktır, Ermeni harsı (kültürü) hâkim olacaktır. Yarın orada Ermeniler hükümet kuracaklardır! (Bravo sesleri, şiddetli alkışlar)
Hüseyin Avni Bey (Devam Ediyor); “-… Dirzor’da Süleymaniye’de cephe tuttuğumuz zaman Kürt’ün münevverânları (aydınları) bize geleceklerdir, acizleri (çaresiz olanları), orada İngiliz’in boyunduruğuna geçecektir. Biçareleri orada körü körüne öldürtemezsiniz. İngilizlerin câzip parası onun cehline (bilgisizliğine) hâkim olacaktır. Efendiler, eğer veriyorsanız Millete deyiniz ki, müddet-i muvakkate (geçici bir süre için) için bunu İngilizlere verdik. Harb devam etsin, memlekette itimatsızlık devam etsin. Bir sene sonra Cemiyet-i Akvam’a, vermezse harp edeceğiz diyerek aldatmayınız. Bir asker kafasının bunu selametle düşünmesini istemem, bahusus akıllara hayret verici zaferlerine şahit olduğunuz İsmet Paşa, Türk kumandanı, bizi ikna edemez. … bu gün senin ordu zinde, senin ordu muzafferken senin elinde çünkü her şey varken sulh oluyorum diye yarım sulh ile güya İngilizlerle Fransızların arasına giriliyor. Bu, diplomasi tariki (diplomasi yolu) değildir. Bugün sulha talip olmak için Heyet-i Vekil’e (hükümet) bizden İngilizlere tâviz alıyor. Taviz verilmek lâzım gelirse Meclis kararıyla sulh için verilir. .. Bu milleti aldatamam! Musul’u satmıştır diye bu kürsüden bağıracağım. İğfal (aldatıyorlar) ediyorlar, derim. … fakat verirken bedâva vermeyiniz… Fakat biz sulhü pek ucuz yapıyoruz. Sulh yapmıyoruz, yarım sulh ile memleketi Bolşevikliğe sürüklüyoruz. … efendiler bende bir Türk’üm, öyle Misak-ı Milli’yi çizerken Türk – Kürt düşünmemiştik. Kendi hayatımız nasıl birbirimizin taht-ı tekeffülünde (kefaleti altında) ise, bizimle yaşaması lâzım gelen insanların aynı hakka, aynı salahiyete mâlik olduklarını ve onlar (Kürtleri kast ediyor) yaşamazsa bizim de yaşama hakkımız yoktur. .. Bundan zerre inhirâf etmek (sapmak) memleket için söz verip arkasını getirmemek demektir. Bundan inhirâf edemeyiz (sapamayız). Onlarla o muhitte beraber yaşayacağız. … İstanbul’a taarruz Yunanlıların haddi değildir, İngilizlerin taarruzuna hiçbir zaman ihtimâl göremiyorum. .. Başkumandan Paşa’ya söylüyorum ki; Paşa Ordunun başına otur, başka işin yoktur. Başkumandanlık vazifeni ifâ et yerine getir) ve hudutlara bayrağını rekzet (dik); Bayrağını süngünü gırtlağına daya! … Hayır, efendiler hayır! Noksan sulh ile yanlış zihniyetle yapılacak harekât hüsranla neticelenir. Avrupa’da bir cereyan var, Türkiye’de BMM de iki parti vardır. Bir parti Mustafa Kemal’in yanında, onun dalkavuğu imiş, yeni intihabda (seçimde) onlar mebus olabilecekmiş. Mebusluktan ümitsiz olanlar, onlar, harbin devamını istiyorlarmış. Efendiler, dünyada bu düşünceli bir alçak tasavvur edemem .. Efendiler bu meclisin kutsiyeti vardır. Onun kutsiyetini biz bilmezsek bile 100 sene 500 sene sonra gelen insanlar her birimizin nâmına âbide dikeceklerdir. Şerefli adamlar, öldükten sonra mazharı takdir olmuşlardır.”
(Trabzon Mebusu Hafız Mehmet Bey, biz bu işleri bilmeyiz Hükümete inanalım diyor.)
Selahattin Bey; “-Buraya inanmamaya geldik, inanmaya değil.”
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 28 (1.03.1923 / 8.04.1923) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 4, İçtima Hafidir; 4, Celseler hafidir: (TBMM GCZ IV – Sf.78-99 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın