2 Mart 1339 (1923) tarihinde İçtima: 2, Celse:1, Reisisani Ali Fuat Paşa
2. Celse. Reisisâni Ali Fuat Paşa Hazretleri.
Meclis Kâtipleri İntihâbı Yapıldı.
2. Celsenin Mabadı Hafidir (sonu gizlidir):
Lozan Müzakereleri;
Aşağıdaki notlar TBMM GCZ – IV – (Sf. 4, 26 arası) kitabından birebir alınmıştır.
2 Mart 1922 Lozan’ın fasıl fasıl müzakeresi. Mebuslara yanlış tercüme verilmiş, karşıt devletlerin projesi verilmiş onun üzerinde görüşüyorlar.
Hüseyin Avni Bey; “-Hükümetin tertip ettiği projeyi tanımıyoruz. Hükümetin mukâbil teklifi (karşı önerisi) yok mudur?”
Lozan Murahhası Rıza Nur Bey (Sinop); (Açıklamalar yapıyor. Lozan’da azınlıkların askere alınmaması için ısrar ediyorlar. Biz direniyoruz diyor. Müttefikler, ecnebilerin mahkemelerinde yabancı hâkim bulundurmakta ısrar ediyorlar, ama Rıza Nur direttim diyor. Sonunda beş yıllığına Adli Kapitülasyona razı olduk diyor. Yabancı adli müşavirlerin şikâyet dinleme ve adalet bakanına şikâyet etme yetkileri var, karar verme yetkileri yok. Rıza Nur adli kapitülasyonun gereğini şöyle anlatıyor.) “- .. memleketimizde böyle bir garanti bulunmaz ise, bir ecnebi bulunmaz. Bulunmazsa ticaretle iktisat yapamazsınız. Siz ecnebi sermayesine muhtaçsınız .. Bunlar diyorlar ki bizim tebaamızı tatmin etmemiz (vatandaşlarımızı tatmin etmemiz) lâzım. Başka türlü adliyemize emniyetleri yok imiş. Bu hukuk müşavirleri (danışmanları) ecnebi suçlulara kefalet de edebilecekler (yabancı suçlular için kefil de olabilecekler). Ve şikâyetlerini takip de edecekler.” (Rıza Nur anlatmaya devam ediyor, Yüzellilikler meselesi)
Rıza Nur Devamla; “-Biz ısrar ettik ki bazı hainler vardır, bu davaya ihanet etmiştir. Silah kullanmıştır. Bunları istisna edemeyiz (ayrı tutamayız), bunları affedemeyiz dedik. 150 kişi olmak üzere bunun istisnasını bu adamların mallarını da alakadar göstereceğiz (bu 150’liklerin mallarını da alacağız).” (Rıza Nur, Lozan’da genel af görüşmelerini anlatırken 150’liklerden bahsediyor. Daha ortada 150’lik meselesi bile yok.)
Ethem Fehmi Bey (Menteşe); “-Kişiler için liste verildi mi?”
Rıza Nur Bey; “-Hayır efendim, onlar bize dediler ki isimlerini veriniz. Biz zaten isimlerini biliyorduk. Doğrusu ona ait cevabı makamı versin.”
Selahattin Bey (Mersin); “-İrade-i milliye ile olacak.”
Neşet Bey (Kangırı); “-Müsaade buyurun, yüz elli kişi muayyendir (belli sayıdır), yarın öbür gün hıyanet-i vataniye cürmünü irtikâp eden (vatan hainliği suçunu işleyen) 149 olursa bir kişiyi nereden ilave edeceksiniz?” (Neşet Bey, vurdu gol oldu!)
Rıza Nur; “-Efendim biz âzâmî (en fazla) olarak 150 dedik.”
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 28 (1.03.1923 / 8.04.1923) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 4, İçtima hafidir 1, Celseler hafidir: (TBMM GCZ – IV – Sf. 4, 26 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın