3 Nisan 1339 (1923) tarihinde İçtima: 17, Celse:1, Reisisani Ali Fuat Paşa
Cafer Tayyar Paşa Esaretten Kurtuluyor: (Cafer Tayyar Paşanın 2 Şubat 1339 (1923) tarihli teşekkür telgrafı var.)
Seçim Kanunu: İntihab-ı Mebusan Kanunun-u Muvakkatinin (Mebus Seçimi Geçici Kanununun) Bazı Mevaddını Muadil (Maddelerine Karşılık Gelen) Kanun.
(Daha önce Mustafa Kemal’in şiddetle muhalefet ettiği seçim kanunu encümenden değiştirilerek geldi.)
Seçim Kanunu;
Madde 1- Her 20.000 kişiye bir mebus seçilir.
Madde 2- Seçmen yaşı 18
Madde 3- Merkezi Hükûmet memurları, jandarma komutan ve efradı, tüm ordu mensupları savcı ve hâkimler görev yaptıkları yerden mebus adayı olamazlar, bir ay önce istifa etmişlerse olabilirler.
Madde 4- Seçim işlerini teftiş (denetlemek) için bir heyet seçilir.
Madde 5- Bu teftiş heyeti serbest meslek erbabından seçilir.
Madde 6- Bu heyet (teftiş heyeti) belediye tarafından 48 saat önce seçilir bu heyettekiler oy kullanamazlar.
Madde 8- Bu heyetler seçimi doğrudan doğruya yürütür.
Madde 10- Seçmen veya seçilen olmak için vergi mükellefi olmaya gerek yoktur.
Madde 11- Millet Meclisi azalığı ile memuriyet bir zat üzerinde içtima edemez (toplanamaz).
Madde 12- Seçim tek derecelidir, ancak 3. devre için iki dereceli yapılabilir. Her 250 kişi için bir delege.
Madde 13- Mebus seçilebilmek için geçerli oyların yarısından bir fazlasını almak şart.
Madde 114- Seçime müdahale eden kim olursa olsun mahkemeye verilir ve tutuklu olarak yargılanır.
Madde 15- Millet Meclisine aza (üye) olabilmek için Türkiye’nin bugünkü hudutları dâhilindeki (içerisindeki) mahaller ahalisinden olmak veya mebus intihâb olunacağı daireyi intihabiye dâhilinde (seçim bölgesi içerisinde) mütemekkin (oturuyor) bulunmak meşruttur (şarttır). Muhaceretten gelenlerde Kürtler ve Türkler tarih-i iskânlarından itibaren beş sene mürur etmiş (geçmiş) ise intihap olunabilir (seçilebilir). ..
Madde 16- Seçimlerle ilgili diğer hükümler mülgadır (kaldırılmıştır).
Madde 17- İş bu kanunun… )
Kanunu Esasi Encümeni bu kanunun bazı maddelerini değiştirdi bazısını iptal etti.
Hüseyin Avni Bey; “-İlk Meclis-i Mebusan’ı (1876’da seçilen Meclisi Mebusan) seçen halkımız o seçme hakkının kıymetini bilseydi hürriyetimiz 40 sene geriye gitmezdi. .. Sonra meşrutiyet oldu, meşrutiyet olur olmaz hürriyeti kendi şahıslarından başkasına vermeyen bir zümre hâsıl oldu (kesim oluştu) . İyi bilirsiniz ki bir zaman sopa ile işkence ile reyler alındı. Kadınlara oy hakkı verilmemiş olmasını tasvip etmiyorum, onlar buna layıktır, haklarını kendileri alsınlar ve alırlar.”
Seçim Kanunu’nun Encümenden Gelen Şekli;
Madde 1- TBMM miktar-ı âzâsı Türkiye Devleti Halkından her yirmi bin nüfus-u zükürda (erkek nüfusta) bir nefer olmak üzere intihap olunur (seçilir). Kabul. Sf.331
Madde 2- On sekiz yaşını ikmal eden herhangi ferd-i zükûr (erkek fert) intihap etmek (seçmek) hakkını haizdir (hakkına sahiptir). Kabul.
Madde 3- (Tüm askeri personel oy kullanabilir şeklindeki madde Hüseyin Avni Bey’in itirazı ile, askerler siyasete bulaşır düşüncesi ile bu madde tay edildi kaldırıldı.)
Madde 4- (Jandarmanın da oy kullanması tay edildi.)
Madde 5- (Vali, mutasarrıf gibi mülki amirler seçimden bir ay önce istifa ederlerse katılabiliyorlar.)
Hüseyin Avni; “-..Ordu, Kolordu kumandanları neden hariç tutulmuş? .o zevat ta mutlaka bulundukları mıntıka ve muhitte hiçbir zaman intihap hakkına malik olmamalıdırlar (seçme hakkına sahip olmamalılar). .. (Polis Müdürleri de dâhildir sesleri.) .evet bunlar da şüphesiz merkezden tayin olunurlar. Efendiler herhangi bir adam mukadderat-ı memleketi (memleketin kaderini) eline aldığı zaman illa ben hizmet edeyim diye nüfûz-u memuriyetini (memuriyet etkisini, gücünü) alet-i şer(kötülük âleti) olarak istimal etmesi (kullanması) doğru değildir. .. Eski kanun ile eski zihniyet ile hareket ederek mebus intihap ettirmesini (seçtirmesini) düşünen Hükümeti Allah kahretsin. (Âmin sesleri)
.. Durak Bey (Erzurum); “- .. millet bundan evvelce düşünemiyordu, mesuliyetini (sorumluluğunu) bilemiyordu, anlayamıyordu. Fakat üç seneden beri millet mesuliyetin ne olduğunu, hâkimiyet-i milliyenin (milli egemenliğin) ne olduğunu ve kuvvetin ne olduğunu tamamıyla anlamıştır.”
Hakkı Hâmi Bey; “-Bendenizce kavanin ( bence kanunlar) ile temin edilecek (elde edilecek) taht-ı emniyete (güvence altına) alınacak hukuk meyanında (anlamında) ferdin hakk-ı intihabı (seçme hakkı) kadar daha mühim (önemli) bir hak yoktur.” Sf.336
Madde 7(5) Bir nahiyedeki her 200 erkeğe bir müntehib-i sâni. (Delege)
Besim Atalay Bey (Kütahya); “-Arkadaşlar millet rüştünü ispat etmiştir diyoruz ve böyledir. .. böyle olmakla beraber milleti vesayet tahtında bulundurmak demek olan müntehibi sâni (ikinci seçmen, delege) usulü katiyen doğru değildir. .. Memleket ve millet doğrudan doğruya reyini hangi zat üzerine, kim üzerine tespit edecekse ona vermelidir.” Sf. 340
Mehmet Şükrü de Besim beye katıldığını söylüyor.
Tunalı Hilmi; “-..analar bugün erkeklerden fazladır. (gürültüler, ayak patırtıları) ayaklarınızı vurmayınız, beyefendiler, benim mukaddes bacılarımın, analarımın başına vuruyorsunuz ayaklarınızı!”
(Tunalı’yı konuşturmuyorlar, şeriata hürmet et diyorlar, milletin hissiyatıyla oynama diyor Emin Sazak.) Sf. 341
3. Celse: Musa Kâzım Efendi
Seçim kanununun diğer maddeleri de görüşüldü, bu kanunun yürütülmesinden hükümet sorumlu oldu.
Muhaliflerin siyaset hayatı bitti denilebilir. Sf. 348
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 28 (1.03.1923 / 8.04.1923) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 4, İçtima; 17, Celse: 1, – Sf. 331 ile 348 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın