Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  3 Nisan 1340 (1924) tarihinde İçtima: 28, Celse:1, Reis Ali Fethi Bey

Dâhili (iç) Borçlar Kanun’u Görüşüldü.  

2. Celse Hafidi (Gizlidir):

Aşağıdaki Notlar (TBMM e-Arşiv) birebir alınmıştır.

Mahsubu Umumi Kanun Lâyihasının (Genel Muhasebe Kanununu Teklifi) İkinci ve Dördüncü Maddelerinin Tadiline (Değiştirilmesine) Dair Kanun Lâyihası ve Encümen Mazbatası: (Tehcir edilmiş olan gayrimüslimlerin mallarına el konulması hakkında)

Hasan Fehmi Bey (Gümüşhane); ” ..  Maddeden maksat tehcir (göçürülen) ve tegayyüp eden (kaybolan) Rumların ve Ermenilerin tekâlifi milliye (Tekâlifi Milliye; savaş yıllarında, sonradan geri verilmek üzere vatandaştan alınan vergi)  ve harbiye mazbatalarını (Tekâlifi Harbiye alacaklarına dair tutanaklarını) mahsup etmemektir (geri vermemektir). Çünkü gerek Harbi Umumiye (Genel Savaşa yani 1. Dünya Savaşına), gerek İstiklâl Harbine yine Şarkî Anadolu’nun harabisine (Doğu Anadolu’nun harap olmasına) nasıl Ermeniler sebebiyet verdi ise Garbi (batı) Anadolu’nun harabisine ve İstiklâl harbinin bu kadar çetin ve bu kadar memleketi yıkıcı bir hal almasına da Rumlar sebebiyet verdi. Binaenaleyh (bundan dolayıdır ki) Rumları, Ermenileri bu tekâlifi milliye mazbatalarının bedellerinden müstefit etmemek (yararlandırmamak)  için bir çare düşünüldü. Fakat bunu açık olarak Rum ve Ermeni diyemezdik. Muhtelif şekiller ve formüller yazıldı. Muhtelif şekiller üzerinde tetkikat (inceleme) yapıldı. Nihayet en az mahzurlu (sakıncalı) veyahut mahzursuz (sakıncasız olarak) bu şekli bulduk. Derhatır buyurursunuz ki (hatırlarsınız ki) vaktiyle (zamanında) bir emvali metruke (terk edilmiş mallar) kanunu yapıldı. Firar edenlerin emvalini (mallarını) Hükümet tasfiye eder (temizler, temize çıkarır) deniliyordu. .. Hatta o kanun yapıldıktan sonra eski hafi celselerin zabıtlarında muharrerdir (yazılıdır). Meclisi Âli o zamanın Maliye Vekiline demiştir ki «mahrem bir tebligat (gizli bir yazı ile) ile bu maddei kanuniyenin (bu kanun maddesinin) Müslümanlardan firar ve tagayyüp edenlere (kanun kaçağı olan ve kaybolanlara) şamil olmadığını (kapsamadığını) temin edecek misin?» «Evet” dedi.

Hasan Fehmi Bey (Devamla); “Binaenaleyh bendenizce bu maddeyi kabul edelim. Yalnız Maliye Vekili Bey, evvelce de arz ettiğim gibi, yine emvali metrukede (terk edilmiş mallarda) olduğu gibi Maliye Vekili Bey Defterdarlara emir verir ve der ki, maddeden maksat budur.. Yalnız Rum ve Ermenilere aittir. Diyeceksiniz ki tetkikat (inceleme) yapıyoruz, tahkikat (araştırma) yapıyoruz. İlla müddeti kanuniyeyi (illa yasal süreyi) geçiştirmiş olacaksınız.

Zeki Bey (Gümüşhane); “Yahudiler ne olacak? Memleketi sülük gibi emen Yahudilerdir.”

Zeki Bey (Gümüşhane); “Hacim Muhiddin Bey söylediler. Maliye Vekili Bey söylesinler. Yahudiler bunda dâhil midir? Cevap istiyorum. Yahudiler dâhil midir, değil midir?”  

Mustafa Abdülhalik Bey (Maliye Vekili) (Kangırı); “Efendim bu madde emvali metruke kanununun kimlere tatbik ediliyorsa onlara tatbik edilecektir.”

Zeki Bey (Gümüşhane); “Yahudilere de şamil olmalıdır.”

Yahudileri bu kanun kapsamına almadılar.

Hafi (Gizli) Celse bitti.

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 38 (25.03.1924 / 19.04.1924) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 28, Celse: 2 Hafidir – TBMM e- Arşiv) kaynağından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , , , , ,

Yorum bırakın