Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Halk Partisi iktidarının 1930’dan sonraki İktisadî faaliyet tablosu hemen hemen bunlardan ibarettir. Kaldı ki, bu iktidarın İktisadî siyaset uygulamalarında, bazı çarklar da birbirleriyle çarpışıyordu, meselâ bir taraftan «Sanayii Teşvik Kanunları» çıkarılırken, diğer taraftan, bu gelişmeyi önlemek istercesine, akıl almaz kanun ve nizamname engelleri yaratılıyordu.

Meselâ, «Muamele Vergisi Kanunu» motorsuz sanayiyi, motorlu sanayi, yani modern işletmeler aleyhine olarak koruyordu. Motorlu işletmeler yahut ancak 5 beygirden aşağı güçte ilkel işletmeler Vergiden muaftı. Motorlu ve fazla işçi kullanan işletmelere ise vergilendiriliyordu. Bu suretle, hatta motorlu sanayi de vergiden kurtulmak garip, gülünç denecek kombinezonlara başvuruyordu. Sf. 143

Akıl almaz, ama sanayii ve yatırımları önleyen bir devlet tedbiri de «Sür prodüksiyon Nizamnamesi» denilen bir kısıtlama ve kayıtla­ma tedbiriydi. Bu Nizamnameye göre, bir sanayiin tesisinin kurulabil­mesi için, o sanayi sahasında memlekette, bir ihtiyaç fazlası üretim, yani Sür prodüksiyon olmaması lâzımdı. Bu durumu da, İktisat Ve­kâletinin Sanayi Umum Müdürlüğü tayin edecekti. Sanayi Umum Mü­dürlüğü, yani Sanayii geliştirme mesele ve muameleleri ile uğraşa­cak daire ise, gerçek bir perişanlık içindeydi. Ama nice tesis ve yatırım müracaatlarına, sanayide Sür prodüksiyon vardır diye, kesinlik­le karşı çıkılıyor, iş engelleniyordu. Görünüşe göre amaç, güya yatı­rımların gerçek ihtiyaçlara yöneltilmesiydi. Hâlbuki ortada, ne gerçek ihtiyacın ne gerçek olmayan ihtiyacın sistemli bir takip usul ve me­kanizması yoktu. Kaldı ki memlekette, küçük, büyük hiç bir sanayi ilanında, zaten Sür prodüksiyon yoktu. Gümrük rıhtımları, en basit sınai ihtiyaç maddelerinden, hatta kaput bezi, Amerikan bezi, basma gibi en harcıâlem dokuma türlerinden, daha nelere kadar, ithal edil­miş denklerle doluydu. Ve memleket aslında, tam bir mal açlığı içindeydi.

Alıntı: İhtilâlin Mantığı – Şevket Süreyya Aydemir, (Remzi Kitabevi, 7. Baskı 2000 – Sf. 143 ile 145 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , ,

Yorum bırakın