Felat Cemiloğlu anlatıyor;
“Evvela oğlunu babasına tokatlattılar.
Yavaş tokat vurduğu için hem oğul hem baba coplanıyordu. Beş on denemeden sonra oğulun babaya vurduğu şiddetli tokatları beğenmediler. Bu kere oğul’u babanın sırtına bindirdiler. Bir taraftan babayı copluyor, daha hızlı koşması için zorluyorlardı. Oğul babasının sırtından indikten sonra ağlamaya başladı.
Girdiğimiz sırada hepimize ağlamanın, inlemenin, özellikle gülmenin yasak olduğu 5 Nolu’da, ‘vatan haini orospu çocuğu ibneler’in bunların hiçbirine hakkı olmadığı hepimize söylenmişti. Babayla oğul arasındaki bu tatbikatta hücredeki bazı tutuklular sırıtmış, bazıları suratlarını asmış ve oğul da ağlamıştı.”
Alıntı: Kürtler – Hasan Cemal, (Doğan Kitap 2. Baskı 2003 – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (2004); Bu işkencenin aynısı, Şeyh Sait İsyanı sonrasında, Kürt Bölgesinde, bütün dünya ve insanlığa kapatılmış halde iki yıl süren, “Tenkil ve Tedip Harekâtı” sırasında bu birliklerde asker olanların anlattıkları ile örtüşüyor. O zaman da acımasız ve ahlaksızca zulümler yapmışlar.
Yorum bırakın