Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Örneğin Celal Bayar, 10 Aralık 1936 tarihli “Yüksek Başvekâ­lete” başlıklı raporunda şöyle der:

“Doğu illeri bizim rejimimize gelinceye kadar kati bir tarzda hâkimiyetimiz altına girmemiştir. Geçmiş hükümetler, halk üzerindeki hâkimiyetlerini ağalar ve şeyhler vasıtasıyla yürütmek istemişlerdir. Ağalar ve Şeyhler soyduklarının bir kısmını hükümet erkânına vermek suretiyle müşterek idarei maslahat (vaziyeti idare etme) devri yaşanmıştır. Şark’ta bugün dahi tamamen yerleştiğimiz iddia olunamaz. İstinat edeceğimiz en mühim kuvvet, ordumuz ve jandarmamızdır. Bu iki mühim kuvvetin inzibatî ve modern zihniyetle idaresi karşısında iftihar duymamak kabil değildir. Doğu illerinde hâkimiyet ve idare bakımından göze çarpan bariz bir hakikat var­dır: Şeyh Said ve Ağrı isyanlarından sonra Türklük ve Kürtlük ih­tirası karşılıklı şahlanmıştır. İsyan edenleri tenkil etmek (nakletmek, zorunlu göçürmek) için şid­detin manası anlaşılır ve yerindedir. İsyandan sonra, fark gözet­meksizin idare etmek de, bundan ayrı ve mutedil (ılımlı) bir sistemdir. Hariçten sokulmaya çalışılan politikanın muzır cereyanlarını kır­mak ve yurttaşları anavatana bağlamak için devamlı çalışmak is­ter. Kendilerine, yabancı bir unsur oldukları resmî ağızlardan da ifade edildiği takdirde, bizim için elde edilecek netice, bir aksülamelden (tepki göstermekten) ibaret olabilir. Bugün Kürt diye bir kısım vatandaşlar okutturulmamak ve devlet işlerine karıştırılmamak isteniliyor. Ve daha doğrusu bu kısım vatandaşlar hakkında ne gibi bir sistem takip edileceği idare memurlarınca vazıh olarak (açıklıkla) bilinmiyor.” (Ce­lal Bayar; Başbakanlık Dönemi, 1937-1939, Nurşen Mazıcı, Der Yayınlan, s. 159-160.) Sf. 544, 545

Alıntı: Kürtler – Hasan Cemal, (Doğan Kitap 2. Baskı 2003 – Sf. 544, 545) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , , ,

Yorum bırakın