Miralay Refet Bey, Birinci Dünya Harbi’nde Filistin cephesinde, Gazze’de Kolordusuyla muvaffakiyetli muharebeler verirken, Miralay İsmet Bey de Birrüssebi’de Üçüncü Kolordu’nun başında bulunuyordu. Bu hususta türlü türlü rivayetler vardı. Bu meseleler hakkında biraz konuştuk. Kolordusunu bırakıp Birrüssebi’deki karargâhından dar kaçmış şayiasını tahlil ettik. Nihayet Refet Paşa ile veda ederek ayrıldık; ben de yattım.
İsmet Paşa’nın İstanbul’dan Anadolu’ya cebren sevk olunduğunu bilenler pek çoktur. Bu hadisenin en doğru şekli 1921 senesinde Kartal Maltepe’sinde Piyade Endaht Mektebi (Atış Okulu) Müdürü bulunan Binbaşı Şükrü ve ev sahibi Hulusi Beylerden naklen şu suretle vaki olmuştur: Sf. 124
1920 Mart’ında Mustafa Kemal Paşa’nın talebi üzerine Şükrü Bey, Erkan-ı Harp İsmet ve Saffet Beyleri, Maltepe’de Bağdat Caddesi’nde Hulusi Bey’in evine davet edip getirtmiş; Mustafa Kemal Paşa’nın kendilerini Anadolu’ya çağırdığını ve oraya gitmeleri lazım geldiğini söylemiş. İsmet Bey hulasa olarak şu cevabı vermiş:
-Muntazam ordu teşekkül etmedikçe böyle çetecilikle iş yürümez. Ordu teşkil etmek de bu şartlar içinde mümkün değildir. O halde ben ne diye gideyim? Olmayacak bir şey peşinde koşmak deliliktir.
Şükrü Bey sert ve ciddi bir tavırla ve yüksek sesle şu ihtarı yapmış.
“Bu memleket, bizi bu gün için yetiştirdi Beyefendi! Biz askeriz; işte silaha sarılmış, vatan uğrunda seferberiz. Siz de başımıza geçin; bizi idare edin. Gitmem ne demektir? İstiyorlar; emirdir; itaat lazımdır.”
Saffet Bey (Saffet Arıkan) ayağa kalkarak, vaziyetin ciddiliğini ve vahametini idrak etmiş ve başıyla Şükrü Bey’e tasvip ve kabul işareti vermiş. Şükrü Bey evvelce hazırlamış olduğu nefer elbisesini masanın üzerine koyarak ve İsmet Bey’e hitaben, sert bir çehre ile getirdiği esvabı göstererek:
-Haydi bakalım!
İsmet Bey, mukavemet imkânı kalmadığını anlayarak, yola gelmiş; üzerindeki siyah sivil esvabını Hulusi Bey’in evinde bırakarak, verilen askeri elbisesini giymiş; Saffet Bey’le beraber muhafız posta refakatinde kerhen Anadolu’ya gitmek üzere geceleyin yola çıkarılmış. Sf. 124, 125
Alıntı; Harp Hatıralarım V (İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 124, 125) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın