Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

15 Eylül 1922 Cuma

Tepecik’e varıyoruz ve biraz sonra Basmane’ye giden Kemer yolundayız. Hıristiyan mahallelerine giden o yolun sağ yanı tamamen yanmışken, karşı taraftaki Türk bölgeleri olduğu gibi duruyor. Yangın sol tarafa da ilerlemiş, ama yayılmamış; Türklerin büyük çabası sayesinde orada durmuş. Bir Türk süvari taburu adım adım ilerlediğimiz bu yol boyunca gidiyor ve kısmen harabe evleri yağmalayan pek çok Türk kadın ve yetişkin genç görüyoruz. Sf. 64

“Polis Hüseyin herkese birer parça ekmek uzatıyor; insanlar ekmeği neredeyse kapıyor ve iştahla yiyorlar. Biraz sonra, polis bize bir parça ekmek ve küçük bir peynir getiriyor. Alıyoruz ve parasını ödemek istiyoruz. Asker reddediyor; bu yiyecek mahkûm olarak haklarımızdan biri.

Akşam oldu; karanlık çökmüş ve biz hala polis karakolundayız. Serbest kalma umudumuz yok. Acı düşünceler içindeyiz. Askerler, koltuk altlarında sonradan birbirleriyle paylaşacakları çalınmış mallarla karakola dönüyorlar. Sf. 67

Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 34) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , ,

Yorum bırakın