1909’da Adana’ya vali olarak atanan Cemal Paşa ile Aziz Ali arasında geçen şu konuşma o günlerde Arapların duygularını anlamamıza yardımcı olabilir:
“Arapların yerden göğe kadar hakları var. Siz Türkler, biz Araplar hakkında şimdiye kadar imhadan, aşağılamaktan, küçümsemekten başka ne yaptınız ki, İstanbul’da köpekleri çağırmak için “Arap!.. Arap!.. Arap!..” dersiniz. En karmaşık meseleleri izah için ‘Arapsaçı gibi’ dersiniz. ‘Ne Arabın yüzü! Ne Şam’ın şekeri!’, tabiri daima kullandığınız sözlerdendir. Şairinizin ‘Şam’dan çıktığım akşama, dedim Şam-ı Şerif’ mısraı en beğendiğiniz kinayelerdendir. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, Meşrutiyet’ten sonra bilhassa Arapları aşağılamak için Bağdat ve umumiyetle Irak bölgesinin yıkıcı [Moğol hükümdarı] Hülagû’nün neslinden bir ahlaksız Tatarı, Şam ordusuna müşir [mareşal] tayin ettiniz. Arapların Tatarlar aleyhindeki öfke ve kinini bilmez değilsiniz. Hal böyle iken, Osman Paşa’yı 5. Ordu Müşirliği’ne göndermek, Arapları tahkir etmekten başka şeye yorulmaz.. Sf.161, 162
Alıntı; Öteki Tarih I (Abdülmecid’den İttihat Terakki’ye) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ocak 2012 – Sf. 161, 162) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın