İstanbul’da İttihat ve Terakki erkânıyla taraftarlarının hepsinin ortadan kaldırılması maksadıyla yapılan 31 Mart vakasının cereyanı sırasında Adana vilayetlerinde de Türklerle Ermeniler arasında büyük bir katliam baş göstermişti.
1909 senesi Ağustos ortalarında Adana valiliğine tayin olunduğum için Osmanlı meşrutiyet tarihinin en elim vakalarından biri olan bu katliamın psikolojik sebeplerini benim kadar tetkik etmiş kimse yoktur iddiasındayım. Sf. 355
O zaman Adana Ermeni murahhaslığında bulunan «Muşeg» Efendi isminde genç ve son derece şöhret hırsı olan bir papaz, aynı zamanda Hınçakist rüesasından (reislerinden) bulunuyordu. Bu adamın ahlaksızlığının derecesini Ermeniler bile söyleye söyleye bitiremezler. Eğer bizzat Ermenilerden işittiğim hikâyeler doğru ise, her türlü ahlaksızlık bu şahısta toplanmıştır denilebilir.
Monsenyör Muşeg Meşrutiyetin ilanını müteakip kendisini adeta Adana Ermenilerinin en büyük dini ve siyasi reisi mevkiine koymuştu.
Monsenyör Muşeg bununla da yetinmeyerek kendi adamlarını silahlandırmak için Avrupa’dan tüfek ve rovelver getirtmeğe başlamıştı. O sırada hükümet her şeyi serbest bıraktığı gibi silah ticaretini ve binaenaleyh ithalatını da serbest bırakmıştı. Muşeg, «Artık Ermeniler’in silahlı olduğundan, Bir daha 1894 katliamları gibi hadiselerden korkmayacaklarından, bir Ermeni’nin kılına hata gelirse mukabilinde on Türk mahvedileceğinden» ulu orta bahsediyordu. Sf. 355, 358, 359
Adana katliamı esnasında 17.000 Ermeni ve 1850 Müslüman ölmüştür. Bu rakamlar gösteriyor ki, eğer Adana’da Ermeniler adet itibarıyla Türklerden üstün olsalardı, bu iş aksi olur ve Ermeniler Türkleri katliam etmiş olurlardı. Sf. 362
Adana’ya gelişimden dört ay sonra yalnız Adana şehrinde Divan-ı Harb-i Örfi (sıkıyönetim mahkemesi, divanı harp) mahkûmlarından otuz Müslümanı idam ettirdiğim gibi ondan iki ay sonra da Erzin kasabasında on yedi Müslümanı idam ettirdim. Bunlarla beraber yalnız bir Ermeni idam olunmuştur. İdam olunan Müslümanlar arasında Adana’nın en eski ve en zengin ailelerine mensup gençler bulunduğu gibi Bahçe kazası müftüsü de vardı. Bu müftünün o havali Türkleri nezdinde pek büyük bir nüfuzu vardı. Sf. 363
Vaka esnasında yetim kalan Ermeni çocuklarının terbiye ve tahsili için Adana’da yaptırdığım büyük yetimhane ise hâlâ mevcuttur. Sf. 363
Alıntı; Hatırat (Bahriye Nâzırı ve 4. Ordu Kumandanı) – Cemal Paşa, (Yayına Hazırlayan; Metin Martı, Arma Yayınları, 5. Baskı Eylül 1996 – Sf. 359 ile 363 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın