-“Bu nedir Çelebi Efendi?”
-“Nazım Hikmetin şiiri Paşam.”
Atatürk bu kez sofradakilere dönüp sordu:
-“Şimdi nerede bu adam?” Bu soruya sanırım Şükrü Kaya karşılık verdi:
-“Bursa Hapishanesinde Paşam.”
Atatürk bunun üzerine şunları söyledi:
-“Şimdi bu adamı dışarı çıkarsak… Gel bizimle çalış desek gelmez. Halk Fırkasına sokmaya kalksak girmez. Girdiği zaman küçüleceğini sanır. Kendisinde büyüklük duygusu var.”
Atatürk’ün bu konuşmasından yüreklenen Tevfik Rüştü Aras şöyle dedi:
-“Paşam şimdi bütün Avrupa bu plağı dinliyor. Armonize olduğunu söylüyorlar. Öbür plaklarımıza pek itibar etmiyorlar.”
Sofrada bir ara Atatürk Cevat Abbas’a:
-“Tiyatrolarda ne oyunlar oynuyor?” diye sordu.
Anlaşılan Cevat Abbas’ın tiyatrolardan pek haberi yoktu. Bu sorunun karşılığını araştırırken, hemen öne atıldım. Bir gün önce izinliydim ve tiyatroya gitmiştim.
-“Unutulan Adam oynuyor Paşam” dedim.
Unutulan Adam oynuyor Paşam” dedim.
-“Kimin oyunu bu?” diye yeniden Cevat Abbas’a sordu. -“Nazım Hikmet’in Paşam.”
.-“Hala bu adama fırsat veriliyor mu?”
Ertesi gün piyes sahnelerden kaldırıldı. Sf. 243, 244
Alıntı; Atatürk’ün Uşağı Cemal Granda Anlatıyor – Cemal Granda, (Kristal Kitaplar, 1. Baskı Mart 2007 – Sf. 243, 244) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın