Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Beki Bahar’ın, “Ankara Yahudileri” bir pınar izlenimi veriyor, içi işaret ve imalarla doludur. Beki Hanım’ın bunları bilerek yaptığını düşünmemiz isabetli görünüyor; ülkesine ve Ankara’ya tutkulu olduğundan da kuşku duymuyoruz, okuyucusunu inandırmaktadır.

Bayan Bahar, Atatürk’ün Ankara Yahudileri arasında yakın dostları olduğunu da haber veriyor ki bu haber nadir ve hayli kıymetlidir; ayrıca, “Atatürk’ün, Ankara’da bir gece, o zamanın en güzel evi olan Yasef Ruso’nun evinde kaldığını söylerler” diyor, üslubundan bu habere inandığını çıkarabiliyoruz. Kız kardeşi Makbule’nin de Ankara’ya geldiğinde zengin Yahudiler’de misafir kaldığını yazıyor; herhalde bundan kuşku duymamaktadır. Bir pınar olarak güven veriyor ve alıyorum.

Ankara Palas kurulunca, hizmetkâr olarak, hep Yahudiler alındılar. Sf. 219

Ankara’da bir Alliance Israelite Universelle, kısaca “Alyans Mektebi”, Beki Hanım “benzeri” demektedir, olduğuna göre hatırı sayılır bir Yahudi nüfusu yaşadığını da çıkarabiliyoruz; varlıklıydılar, nitekim Beki Hanım, “Ankara’nın Yahudi mahallesi evleri zamanın en iyi evleri durumundaydı” demektedir. Ankara’nın Yahudilerinin bir bölüğü, varlıklı olmanın da ötesinde, zengin ve bir kısmı Türk ortaklara sahiptiler. Bu hal, Yahudiler’in Yahudi olanların dışında ortak almama ilkesine bir istisna teşkil ediyor ve düşündürüyor; Beki’nin babası da Ali Ercan’la ortaktı ve motorlu taşıtlar ithalatı yapıyordu.  Otomobilin çok ender olduğu zamanlarda da, Yahudi ailelerin çoğunun otomobilleri vardı, bunu da öğreniyoruz.

Kaldı ki Türkiye’nin en zengin zenginini çıkarmış bir yere, köy veya metruk bir kasaba demek zordur. Beki Bahar, Eşkenazlardan Bernard Nahum’u, Koç Grubu’nun ileri gelenlerinden saymaktadır ve Eşkanazlar’ı pek de sevmediğini de gizlemek ihtiyacı duymamaktadır. Beki Hanım, Ankara’nın en zenginlerinden Yasef Esendemir’in, Varlık Vergisi sürecinde “Vehbi Koç’la olan ortaklığı bozulmuş, bunun üzerine İstanbul’a göç etmişti” diyor ki not ediyoruz. Bu Yasef Esendemir, Bahar’ın, Mustafa Kemal’in bir ara gelip evinde kaldığı Yasef Ruso ile aynı şahıs olduğunu da en passant kaydediyoruz; kaybetmiştir.

Lavoisier bize mutlak kaybın olmadığını öğretmişti. Kaybeden varsa mutlaka kazananlar da vardır.

Çeşitli kaynaklar, Fuad Bezmen’in, Ömer Sabancı’nın, Varlık vergisi sürecinde, ortaklarıyla aralarının bozulduğunu haber veriyorlar, ne yazık sadece ben görebiliyorum, çünkü yasalarla bakıyorum;  burada da, Vehbi Koç’un da ortağı Yasef Ruso ile arasının bozulduğu karşımıza çıkıyor. Her üç vakada da Yahudi ortaklar eriyorlar; diğer tarafın da, asıl bu tarihten sonra büyüdüğünü görebiliyoruz.  Sf. 220, 221

Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 219 ile 221 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , , ,

Yorum bırakın