Çünkü Türkiye’de İbrani asıllılar, “Selçuk” adına pek düşkünlük sergiliyorlar. Nerede ise şem ha-kadoş saydıklarını dahi düşünmek durumundayız; Tevrat’tan veya Sabetayizm tarihinden çıkardıkları isimlerle bir tuttuklarını teşhis edebiliyoruz.
Profesör Dunlop, Bar Hebraeus’un Malik Namah’sına dayanarak, Tuqaq’ın, Selçuk’un babası, Yahudi Hazar sarayında bir komutan olduğunu naklediyor ve ölünce, oğlu Selçuk da, Yahudi Hazar Devleti’nde önemli yere geçiyor; Buradan Selçuk’un çocuk yaşından itibaren bir Yahudi Saray’da yetiştirildiğini öğreniyoruz. Daha sonra Selçuk ile Hatun arasında, Hagan’ın eşi, ihtilaf çıkıyor, bilemiyoruz; Selçuk terk ediyor, bunu biliyoruz.
Bunlara ilaveten Selçuk’un çocuklarına, Mika’il, Yunus, Musa ve İsrael adlarını verdiğini de biliyoruz; bunların hepsi Tevrat’tan çıkmadır. Tuğrul’un kardeşi de Da’ud adını taşıyordu; Türk adlar da olması gerekiyor. Sf. 274
Doğru mu değil mi; Judaizm, Selçuklulara ve “Selçuk” adına, Haçlılara karşı bir baraj kurmaya çalıştıkları için sempatiyle bakmaktadır. Sf. 275
Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 274, 275) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın