Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Gibbons ve Wittek’in tezlerinin içinde yer alan “Osmanlı İmparatorluğu’nun Rumeli’de kurulduktan sonra Anadolu’yu içine aldığı iddiası” da kuruluş tartışmalarının unsurlarındandır ve yine Köprülü tarafından eleştirilmiştir.

Gibbons’a göre Osmanlıların büyümesi yeni grupların ona katılmasıyla mümkün olmuştur. Osmanlılar, ancak Balkanlar’daki fetihlerden sonra Anadolu’daki topraklarını genişletebilmişlerdir. Balkanlar’daki fetihleri, tahrip ve yağma maksadıyla yapılmış bir akın değil, planlı bir yerleşmedir. Osman ve onun küçük aşireti çobanlıkla geçinen müşrik Türklerdi. Moğollardan kaçıp Anadolu’ya geldikten sonra Müslümanlığı kabul ettiler ve dostça ilişkiler içinde oldukları Hıristiyan Rumları da Müslüman olmaya zorladılar. Böylece ortaya çıkan Osmanlı ırkı doğduğu yerde mevcut unsurların birbiriyle kaynaşmasından oluşan karışık ve yeni bir ırktır. Müşrik Türkler ve Hıristiyan Rumlar, İslam dinine girmek suretiyle bu yeni ırkı beraberce oluşturdular. Devşirme kurumu bunun bir aracı oldu. Bununla beraber dinsel özgürlük ilkesine bağlı kaldılar. Osmanlı devleti esas kuvvet ve kudretini Rumeli’de kazandı ve o sayede Anadolu’da rakiplerini alt edebildi. Balkan yarımadası Hıristiyanları İmparatorluğun kurulmasına yardım ettiler. Sf. 57

Alıntı; Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı Kitap) – Doğan Avcıoğlu, Yayına Hazırlayan; Doğan Yurdakul, (Kırmızı Kedi Yayınevi 1. Basım 2013 – Sf. 57) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , , ,

Yorum bırakın