(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”)
Bedel-i Askeriye vergi konusunda Hristiyanlarla Müslümanlar arasındaki tek farktır. Bu fark da, Hristiyanların lehinedir. Bütün Müslüman erkekler, askerlik görevlerini yerine getirmekle yükümlüdürler. Kanunlara göre, ailenin 15-70 yaş arasında tek bir destekçisi (oğul, kardeş, yeğen veya diğer akrabalardan biri) varsa, bunlar askere alınmıyordu. Hristiyan erkekler ise yılda 2-2.5 mecidiye ödeyerek bu yükümlülükten muaf oluyorlardı. Bu husus Ermenilere sadece manevî değil maddî olarak da daha iyi şartlar sunuyordu. Müslüman Türkler de aslında askerlik hizmetinden para karşılığı muaf olabiliyorlardı. Ancak bu muafiyet için 50 Türk lirası (420 kâğıt ruble) ödemek zorundaydılar. Ayrıca bu miktarı ödeyenler de kendilerine yakın askerî bir karargâhta beş ay eğitim almak zorundaydılar. Savaş zamanlarında ise askerlik hizmetinden muaf olan Türkler, herkesle aynı şartlarda rezerv bölükleri (redif askeri mm) veya kara ordusunda savaşmak zorundaydı. Yani bu grubun muafiyeti, geçici ve şartlı bir imtiyazdı.
Bütün bölgelerdeki Ermenilerden bedel-i askeriye vergisinin 2 değil de 2.5 mecidiye (4 ruble) olarak alındığını ve ortalama 50 yıllık bir ömür boyunca 40 sene ödendiğini (çocuklardan da toplandığı söylenmektedir) hesaba katacak olursak, bir Ermeni’nin hayatı boyunca bedel-i askeriye olarak ödediği paranın 160 rubleden fazla olmadığını görürüz. Kaldı ki askere gitmeyip evde kaldıkları dönemde Ermeniler çalışarak para kazanabiliyorlar. Sf. 83
Türk erkeği, askerî hizmeti sevse de evinde ona olan ihtiyaç, bazen askerlikten kaçmasına sebep oluyordu. Dolayısıyla Ermenilerin durmadan şikâyet ettikleri bedel-i askeriyenin aslında çok büyük bir imtiyaz olduğu görülmektedir. Sf. 83
Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 83) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın