Fakat 60’ların ikinci yansından ve 70lerden itibaren yapılmış sayısız keşif, 1973’te bir araya gelip bize “rekombinant DNA” denen teknolojiyi kazandırmaya yaradı; DNA’yı düzeltme yetisi elde etmiştik. Bu, laboratuvar tekniklerinde öyle sıradan bir ilerleme değildi. Artık bilimciler DNA moleküllerini kesip biçebiliyor, doğada hiç görülmemiş DNA’lar yaratabiliyordu. Yaşamın molekül altyapısına hükmederek “Tanrıyı oynayabiliyorduk” Sf. 319
Alıntı; Belleğin Peşinde – Eric R. Kandel, Çeviren; Mehmet Doğan, (Boğaziçi Üniv. Yayınları, 1. Baskı Ağustos 2016 – Sf. 319) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın