Psikologlar empatiyi, bilişsel, duygusal, motor, duyusal gibi farklı bölümlere ayırırlar. Bu ayrım, biraz soyut olmakla birlikte yararlıdır. Bilişsel empati, öteki kişinin düşüncelerini düşünmek anlamına gelir: Sizin kendi düşünceler kümenize sahip olduğunuzu bilirim ve bu düşüncelerin ne olduğunu anlamaya çalışırım. Duygusal empati, ötekinin hissettiği bir duyguyu hissetmeyi kapsar: Üzgün olduğunuzu gördüğüm zaman üzülürüm; bir bebek ağlamaya başladığında diğerleri de onu izler. Motor empati, ötekinin hareket ettiği gibi hareket etmekle ilgilidir: Bir yetişkinin güldüğünü gören bebekler gülerler. Duyusal empati, ötekinin hissettiği fiziksel bir duyumu hissetmek anlamına gelir: Acı çekiyorsun, ben de çekiyorum; miden bulanıyor ve bunu hissediyorum. Bu deneyim hamilelik sırasında da bazen yaşanır; erkek partner kadının başlangıç ağrılarını, karnının şişmesini, hatta kasılmalar sırasında çektiği acıyı deneyimleyebilir. Doktorlar buna psödosiyezi ya da sahte gebelik derler; en yüksek empatidir. Sf. 105
Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi, Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 105) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın