İngilizler binlercesini öldürdüğü halde Türkler onlara karşı hâlâ çok kibardı. Türk ve Anzak askerleri, bir yandan birbirlerine sigara ikram ediyor, bir yandan da ölülerini gömüyorlardı. Bir grup Türk, Aubrey’e gelip etrafta hiç subayları olmadığını ve ölülerin ceplerinden para alacaklarını söylediler ve kendisinden şahit olmasını istediler. Saat 16’de Türkler tekrar gelip Aubrey’e bir emri olup olmadığını sordu. Vedalaşma zamanı gelmişti. Aubrey hem kendi askerlerini hem Türkleri toparladı. Ayrılırken, “Beni yarın vurursunuz” dedi. Türkler hep bir ağızdan, “Allah korusun!” derken Arnavutlar gülerek, “Seni asla vurmayız” diye cevap verdiler. Anzaklar “Goodbye” diye vedalaşırken Türkler de onlara “Uğurlar ola, güle güle gidesiniz güle güle gelesiniz” diyordu. Sf. 296
Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 296) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın