Türkçü Profesör Hasan Reşit Tankut’tur. Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında, politik misyonerlik göreviyle Kürtler ve özellikle de Alevi Kürtler arasında dolaşan ve yönetime raporlar halinde bilgi sunan Tankut, 1928 yılında hazırladığı bir gizli “Türkleştirme” raporunda, Aleviliği sadece İslam’dan ayrı görmekle kalmıyor, onun Bektaşilikten de farklı olduğunu belirtiyor:
“Bunları Bektaşilere benzetmek azim bir hatadır; Bektaşilik, Melamilik bir tarikat olduğu halde, Ali-ilahilik bir dindir. ” diyor.
Yazarın, Aleviler için ad olarak “Kızılbaş” ya da “Alevi” sözcüklerini değil de “Ali İlahilik” terimini kullanması da ayrıca anlamlıdır.
Aynı yazar, bir başka raporunda ise, Aleviliği İslam’ın bir mezhebi yahut tarikatı sayanlar yanılmışlardır (…) Alevilik Müslümanlık değil’ Şiilikle karıştırmak da hata olur,” der. Sf. 222
Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 222) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın