Öte yandan, Dersimliler sadece Mustafa Kemal hareketine destek vermedikleri, yeni kurulan devlete sempati duymadıkları için değil, ondan önceki dönemlere ilişkin tutum ve davranışları nedeniyle de Ankara yönetiminin düşmanlığını kazanmışlardı. Türkiye Cumhuriyeti yönetimi için Dersim bir baş ağrısı, bir tehlikeydi. Neden?
1.Dersimliler yüzyıllarca boyun eğmemiş, Osmanlı otoritesini kabul etmemişlerdi,
2.Onlar, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlının Dersim’deki varlığına fiili olarak son vermiş, bağımsız bir Kürdistan’ın kurulması da dâhil, ulusal taleplerini açıkça dile getirmişlerdi. Bir kesimi Ruslarla uzlaşmaya varmış, hatta bazıları Rus Çar’ına başvurarak bir Kürt devletinin kurulması için yardım talebinde bulunmuşlardı,
3.Dersim-Qoçgîrî yöresindeki Kürt önder ve aydınlar, Kürdistan Teali Cemiyeti başta olmak üzere faal halde bulunan Kürt örgütlerinde yer almış, onlarla ortaklaşa çalışmışlardı.
4.Resmi propagandacıların iddialarının tersine Dersimliler Mustafa Kemal’e üzerinde durulmaya değer bir destek sunmamış, ona açıkça cephe almış, bağımsız bir Kürdistan dâhil, Kürt ulusal demokratik haklarına saygı gösterilmesini ısrarla istemişlerdi. Ankara hükümetinin olumsuz tutumu yüzünden herhangi bir uzlaşma sağlanamaması üzerine, 1921 yılında Dersim-Qoçgîrî birlikteliğiyle Qoçgîrî Ulusal Direnişi gerçekleştirilmişti.
5.Dersimliler Ermeni soykırımına katılmadıkları gibi, Ermenilere sahip çıkmış, binlercesini kurtarmışlardı ki Türk milliyetçileri için bu da affedilemez bir suç ya da günahtı. s. 418, 419
Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 418, 419) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın