Kategori: Anekdotlar
-
Oysa 4. Umum Müfettişlik, “Kürt” kelimesinin hakaret olarak kullanılmasını yasaklamıştı. Sf. 32 Alıntı; Dağ Çiçeklerim – Sıdıka Avar, (Öğretmen Yayınları, İnternetten PDF, Ekim 2011 – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir telaş, bir kıyamet, Elazığ kaynıyor. Gençler, ihtiyarlar, bacılar bile bu heyecanla hareketli. Memurlar hele okullar… Eylül başı üniversite haftası… Elazığ için ne büyük şeref! Hocaların hocaları gelecek buraya… Işıklı kafalara nur verenler gelecek. 9 medrese, 13 kervansaraylı eski âlim Harput’un evlatlarına, asrın aydın profesörleri günün bilimlerini getirecek. Biz de aç kafalarımızı doyuracağız. Sf. 31…
-
O sene başında üçüncü sınıftan küçük Elif babasıyla gelmişti. Geçen sene boy atan, cılız, çubuk gibi zayıf bir çocuktu. Karşılamak için antreye gittiğimde uzun etekleri kırmalı soluk bir köy elbisesi içinde buldum, daha sıska, daha sarıydı. Üstelik karnı da şişti. – Hoş geldin, diye çocuğu öptüm. Ne oldun böyle, hastalandın mı? Kızcağız başını önüne eğdi,…
-
İki kız geldi. Biri iri yarı, ismi Geyik. Ne hain bakışlı! Saçları karmakarışık. 7 ay dağda, tarağı nerde bulacaklar ki. Sırtında etekleri dizlerine, kolları pazularına kadar parçalanmış, deseni belirsiz bir basma elbisenin sırtı çürüyüp parçalanmış, sağ küreğe yapışık, göğüs kısmının yırtmaçları göbeklerine kadar yırtılmış. Bellerinde birer urgan bağlı. Küçük de aynı. Yalnız elbisenin sırtı sağlam.…
-
Eylül başında Müfettişlikten telefon ettiler. Kurşuna dizilenlerin yasak bölge dağlarına kaçan çocuklarından sekizi yakalanmış, yaşları küçük olanlar Çocuk Esirgeme Kurumu’na verilmiş, ikisinin yaşları büyükmüş, şimdi bize gönderiyorlarmış. Bakımları okulca idare edilecekmiş. Ambar açılana kadar iaşeleri için Müfettişlik 10 Lira gönderiyormuş. Bu kızlar “şerefsiz asilerin çocukları” olduğu için okutulmayacaklar, okul işlerinde kullanacaklarmış. Alıntı; Dağ Çiçeklerim –…
-
1922-23 yıllarında bir grup Kürt yurtseveri tarafından “Azadi” olarak da tanımlanan “Civata Xweserıya Kurd” (Kürt İstiklal Cemiyeti) isminde gizli bir örgüt kurulmuştu. Kimi kaynaklara göre parti ilk kongresini 1925 yılı başında yaptı. Kongre, hareketin liderliğini Şeyh Said’e verdi ve örgütünün önüne üç acil görev koydu, bu görevler: 1- Kurtuluş için silahlı bir başkaldırının gerçekleştirilmesi, 2-…
-
1912’de kurulan Kürt Talebe Hevi Cemiyeti’nin kuruluşunda da Kırmancca (Zazaca) konuşan Kürtlerin oldukça aktif olduklarını görüyoruz. Bunlardan üç tanesi, Dr. Fuat, Teyyib Ali ile Şadîye Paloyî idiler. Bu ateşli Kürt yurtseverlerinin her üçü de 1925 yılında Şeyh Sait önderliğindeki Kürt Ulusal Direnişinin ardından Diyarbekir’de idam edildiler. Sf. 516 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur…
-
Kürdoloji’nin babası olarak kabul edilen V. E. Minorsky, “Kürdi: Zametki i vpeçatliniya” adıyla 1915 yılında Petrograd’da yayınlanan kitabında, Kırmancca (Zazaca) konuşan Kürtlerin, Kürt olmadıkları şeklindeki görüşlere karşı çıkıyor ve lehçeler arasında var olan farklara rağmen, bunların Kürt olduklarını açık bir şekilde dile getiriyor. Sf. 513 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları)…
-
Yine günümüzde çoğunluğu Irak Kürdistanı’nda yaşamakta olan Yezidi Kürtlerle, Kırmancca (Zazaca) konuşan Kürtler; özellikle de Alevi olanlar arasında hem dini inanç, hem gelenek ve töre itibariyle var olan benzerlikler de dikkat çekicidir. Sf. 510 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 510) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kırmanc (Zaza) Kürtler, kendilerini her yerde aynı adla adlandırmazlar. Yani geleneksel olarak ortak bir kimlik adına sahip değiller. Örneğin, Dersim, Erzingan ve Erzirom yörelerinde kendilerine “Kırmanc,” Çewlig, Diyarbekir, yörelerinde “Kırd,” Xarpet (Elazığ)’in bazı bölgelerinde “Zaza,” Sewrege ve Sert (Siirt)’te ise “Dimili, dunbuli, dunbeli vs.” demektedirler. “Kırmanc” ve “Kırd” adlarıyla tanınanlar, sayısal olarak öteki iki ismi…
-
Usivû (Yusufan) aşiret reisi Kamer Ağa, önceleri direneceğine dair yemin etmiş olanlardan biriydi. Ancak sonraları bundan vazgeçti. Buna rağmen oğlu Findiq Axa Sey Riza ile birlikte asıldı. Onunla ilgili türkünün bir dörtlüğü şöyledir: Sf. 493 Oğlunun asılmasından sonra da Kamer Ağa’nın hükümetle arası bozulmuyor, tersine daha da “düzeliyor.” Kamer Ağa, askeri birliklere elinden gelen her…
-
Vur vur, Şahin’im vur, Kör Mısto’nun askeri gelmiş kırıyor bizi Vur ciğerim vay! Kör Mısto’nun askeri gelmiş kırıyor bizi Aman verme vur. Sf. 481 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 481) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ankara’daki diplomatik çevreler içerisinde olacakları görenler vardı. Örneğin, dönemin Avusturya Başkonsolosu, Winter, ülkesinin Dışişleri Bakanlığına yazdığı mektupta konuya ilişkin endişelerini şu sözlerle dile getirmişti: “1925 isyanı ve Şeyh Sait’in idamından sonra da ülkenin doğusunda sürekli karışıklıklara yol açan Kürt sorununu tümden ortadan kaldırmak için baskı önlemlerinin en kısa zamanda uygulanacağı söyleniyor. Güvenilir Türk kaynaklarından edindiğim…
-
Sey Riza, yıllarca Türk devletine güvenilemeyeceğini, ona güvenmenin, boğazına ipini kendi eliyle geçirmek ünlü “Karga Bülbül Olmaz” sözüyle yanıt vermişti. Büyük dava adamı Kürt aydını Alîşer yine bıkmadan usanmadan Dersimlileri bu konuda uyarmış, Ankara yönetimine güvenmemelerini söylemişti. Sf. 458 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf.…
-
Yedi Dersim Kürtünün idam edilmelerinden sonra, Başbakan İsmet İnönü yaptığı açıklamada şöyle diyordu: ‘‘Dersim meselesini ortadan kaldırdık, son verdik. Dersim müşkilesinden kurtulduk. Dersim’i her türlü askeri harekâtlarla temizledik” Sf. 454 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 454) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Evladı kerbelayıh, bi hatayıh, ayıptır, zulümdür, cinayettir, dedi. Benim tüylerim diken diken oldu. Bu yaşlı adam raprap yürüdü. Çingeneyi itti, ipi boynuna geçirdi. Sandalyeye ayağıyla tekme vurdu, infazını yaptı.” Oğlu yaşında bir subayı öldürecek kadar katı yürekli olan bir insanın bu kadar bu akıbetine acımak zor. Ama ihtiyarın bu cesaretini takdir etmekten kendimi alamadım.” Sf.…
-
Sey Riza, olan bitenden dünyayı haberdar etmenin ve uluslararası planda destek sağlayabilmenin öneminin bilincindeydi. Hem bu amaçla hem de muhtemelen can güvenliğini düşünmüş olacak ki Alişer’in Sovyetler Birliği’ne gitmek üzere Dersim’i terk etmeye ikna etti. Ne var ki yolculuğa çıkmadan bir gün önce Alîşer ile karısı Zerîfa, bizzat Sey Riza’nın yeğenlerinden Zeynele Alîye Topî’nin başında…
-
Harekât, 1937 ilkbaharının sonlarına doğru başladı. Hücum Sey Riza’yaydı ve harekete geçen ilk askeri birlik 62. Piyade Alayı idi. Dersimliler, bu birliğin Komutanının Elaziz’in Miği beldesinden İsmail Hakkı olduğunu söylüyorlar. O da tıpkı Dersimliler gibi Alevi inancına mensup biriydi. Sf. 447 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011…
-
Görevi gereği, Dersim’le en yakından ilgilenenlerden biri olan Mareşal Fevzi Çakmak, hazırladığı raporda, Dersimliler için “Dersim halkı cahildir, haydutluk ruhuna sahiptir.” dedikten sonra, atılmasını istediği önlemleri sıralıyor. Genelkurmay Başkanı, Dersim’den sürülmesini istediği aile ve aşiretlere ilişkin geniş bir liste de sunduktan sonra öteki önerilerini sunuyor: Bu önerilerden bazıları şöyle: Yerli memurların çıkarılması (yani bölge dışına…
-
Başbakanlık ve devlet başkanlığı da yapmış olan Celal Bayar, Qoçgîrî başkaldırısı ile ilgili olarak şöyle diyor: “… Dersimlilerin, Kürtlük hesabına en idealistleri Koçgiri’de toplandılar, teşkilat yaptılar. Sivil, asker bütün kuvvetleriyle oraya toplandılar. Orada mühim bir kuvvet teşekkül etti. Koçgiri’de isyan çıktı. (…) Koçgiri bence diğer isyanların hepsinden mühimdir. Yunanlılara karşı durmak için nasıl tedbir alıyor…