Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Atatürk’ün TBMM Konuşmaları 1 – Kâzım Öztürk

  • Mushaf yani bugünkü Kur’an, 7. yüzyıla ait olduğu kabul edilen Halife Osman Mushaf’ının resensiyonunun (Eski bir eserin çeşitli nüshalarına bakılarak tespit edilen en uygun metin) çok iyi bir kopyası kabul edilebilir. Ancak bu Mushaf’ın Hz. Muhammed’den gelen vahiy metninin tıpatıp aynısı olduğunu kabul etmek doğru değildir. Sf. 198 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir?…

  • Enam 21 ‘deki “leezbihenehu” (onu mutlaka boğazlayacağım) ifadesi Hz. Osman’ın kâtiplerinin imlâsında bir elif ilave edilerek “la ezbihennehu’ şeklinde yazılmıştır. Sf. 112 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 112) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yine çok önemli bir başka ibadet olan zekâtın nasıl verileceği, oranlarının ne olduğu Mushaf’ta yer almaz. Sf. 57 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 57) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Metiner, “Sıkıştı” diyor. Yanlış söylüyor. Sıkışma yok, darbeyi önledim. Bir darbe var, fakat derinliğini tam fark edemiyorum. MİT’i düşürseydiler. Türkiye’de tüm kaleler düşmüş olacaktı. Hakan Fidan tutuklansa, sonra sıra Başbakan’a gelecekti. Benim bu süreci canlandırmam, darbeyi engelleme sorumluluğu… Darbeyi önleyebileceğimi fark ettim ve süreci başlattım.” Sf. 231   Alıntı; İmralı Tutanakları (Öcalan’ın Ağzından “Çözüm” Süreci) –…

  • “Türk-Kürt partisi gibi ayrışmayın. Tehlikelidir. Yeni model bir Türkiye partisidir. Milliyetleri, bölgeleri ve kültürleri bağrında taşıyan demokratik ulus Türkiye’sinin partisidir. Çok önemlidir. Türkiye ulusu kavramı Amerikalıların, İngilizlerin de benzerdir. Türk Ulusu vardır ve bir gerçektir, peki Kürt halkıyla birleşince ne olur, “Türkiye ulusu” diyebiliriz. Bu parti işte buna öncülük edecek.” Sf. 218 Alıntı; İmralı Tutanakları…

  • Ve bu adı, “Ataman” ki “başkan” anlamına yakındır, hâlâ kullanıyoruz ve Romalılar, bize, Ataman Beyliği’ne de “ataman” ya da “ottaman” demişler ve biz işte buyuz. Biz Osman’dan türemiş “Osmanlı” değiliz ve biz “Atamanlı” sayılıyoruz. Gericilerden intikam alıyoruz. Sf. 9 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 9)…

  • İsa’dan sonra insanlık iki büyük veba felaketi yaşadı, birisi 542-710 ve İkincisi 1348-1580 yılları arasında oldu. Birinde İslam ve Araplar yayıldılar, Bizans topraklarına yerleştiler ve İkincisinde, Türkler, Bizans İmparatorluğu’nu ortadan kaldırıp Avrupa’ya çıktılar. Öyle oldu ve bu nedenle, tarihin büyük mantığına dayanarak, vebanın, Atamanlı’ların müttefiki sayılması gerektiğini söyleyebiliyoruz. Sf. 61 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın…

  • Gangar da deyip son vereyim. Bizim “gangar” dediğimiz, enginar değildi. Dağlarda yetişirdi. İlkbaharda çıkardı. Tatlı, sütlü ve lezizdi. Yağla yumurtayla pişirirdik. Kurutur, kışın da yağla yumurtayla pişirirdik. Sf. 206 Alıntı; Turna Nereden Gelirsin? – Hagop Mıntzuri, (Aras Yayınları 2. Baskı, 2012 – Sf. 206) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ey dünyanın zarifi! Selam senin üzerine olsun. Benim hastalığım ve sağlığım senin elindedir. Kulun derdinin dermanı nedir, söyle. Bu, eğer alırsam senin dudaklarından aldığım öpücüktür. Eğer vücudumla senin hizmetine ulaşmazsam ruhum ve kalbim senin yanındadır. Mademki sözsüz hitap oluşmuyor, o hâlde dünya niçin “buyurla doldu?” Sf. 133 Ben senim, sen de bensin. Aynı kokuları, aynı…

  • Cumhuriyeti aparatçik’lerle kurduk. Ufuksuzdular ve minimalisttiler. Sf. 60 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 60) kitabından birebir alınmıştır.

  • Odalar yaptırdım bir uçtan uca, İçinde yatmadım bir gün, bir gece, Konma, bülbül, konma mezar taşına, Neler geldi Ermeni’nin başına! Tüfengim çadırda asılı kaldı, Çeyizim sandıkta basılı kaldı, Konma, bülbül, konma mezar taşma, Neler geldi Ermeni’nin başına! Sf. 855 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve…

  • Varduhi Voskiyan’ın Tanıklığı (D. 1925, Tomarza) Hemşin sakinlerinin hemen hemen hepsi din değiştirmiş Ermenilerdir. Onların isimleri Ahmet, Muhammet, Hasan’dır; ama derler ki, Hemşinli kadınlar hamur yoğururken Hristiyanlar gibi hamurun üstüne elleriyle bir haç çizerler; kendileri de neredeyse bizim gibi Ermenice konuşurlar. Sf. 810 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme…

  • Movses Panosyan’ın Tanıklığı (D. 1885, Musa Dağ) Bizim Tataralang düz, ovalık bir yerdi. Zamanında, Tatarlar [Arapça konuşan yerel Aleviler] ellerinde oraklarla Ermenileri biçmek istemişlerdi; ama bizimkiler onların hakkından gelmişlerdi; bu yüzden de, o yere Tataralang derlerdi; yani, Tatarları katletme yeri. Sf. 699 Sonra, biz Fransız Ordusu’na gönüllü yazıldık; Ermeni Lejyonunun temelini attık. Her taraftan, Kharberd’den,…

  • Garegin Abrahami Hişeyant’ın Tanıklığı (D. 1896, Adapazarı) 1399 yılında Timurlenk Batı Ermenistan’ı istila ederek Sebastiya’ya [Sivas] gelir ve Adapazar’ı işgal eder. 1400 yılında tüm Sebastiya kazası ateşe ve kılıca dûçâr olur. Kitlesel kırımlar başlar. Ancak 400 Ermeni kaçarlar ve gece-gündüz kaçarak, gidip bataklık, nemli bir mevkiye yerleşip orada ikamete başlarlar. Tarımla, kısmen zanaatlarla uğraşırlar; buranın…

  • Rehan Manuki Manukyan’ın Tanıklığı (D. 1910, Taron [Muş], Uratsın Köyü) “Birden bir çadır gördük. Bu çocuk Ezidice konuştu; onlar askerlerin bize zarar verdiklerini anladılar; acıyıp kendi çadırlarına götürdüler; küçük bir oğlak kestiler. O günden bu yana 83 sene geçti, ama hala unutmadım: o oğlağın derisini yüzüp elime ve burnuma sardılar. O çocuğu su getirmeye gönderdiler.…

  • Yegyazar Karapetyan’ın Tanıklığı (D; 1886, Sasun) “Ruslar 3 Şubat’ta Erzurum’u, 4 Şubat günü Bitlis’i ele geçirmişler; 13 Şubat günü ise Kürtlerin zayıf direnişini kırarak Bırnaşen’e girmişlerdi. Dağlarda vadilerde gezinen Ermeniler birbirlerini tebrik ederek Muş’ta toplandılar. Ama Rusya’da Ekim Devrimi patlak vermişti. Kerenski’nin geçici hükümeti devrilmiş, ülkede iç savaş başlamıştı. Kasım ayında ordular hiçbir hükümete tabi…

  • (Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Misyonerler bütün faaliyetlerini, haçın hilali mağlup etme ve Hristiyanlığı (herhangi bir doğmasını) ülkenin Müslüman nüfusu arasında yayma hedefine yoğunlaştırsalardı, onları anlamak mümkün olacaktı. Ancak bunların bütün çabaları, ülkenin zaten Hristiyan olan Ermeni ve kısmen de Rum nüfusu arasında Protestanlığı yaymakla sınırlıydı. Misyonerlerin kendileri…

  • Bunlardan birçoklarına göre “İranlılarla Hintliler, Arya adı altında toplu bulundukları bir çağda kendilerini Asya’ya götürmüş olan göçün anısını hâlâ sakladıklarını” ileri sürmüşlerdir. Cermen dilcilere göre, Avrupa’dan Asya’ya doğru bir muhaceret Arya dilini yaymış ve Hindistan’a kadar dayanmıştır. Doğum yeri de Cermenlerin bulunduğu, kayın, meşe, dişbudak ağaçlarının çok okluğu, kuzey – doğu Avrupa’dadır. Sf. 84  Alıntı; Tarih…

  • Babinger, Osmanlı yayılmasının ilk döneminde iki aşamalı geliştiğini yazar: “Önce iyi örgütlenmiş az sayıda akıncılar yolu açar, sonra göçer ve çiftçi kolonistler bu yoldan gelerek ve yerli halka zarar vermeden fethedilen topraklara el koyar.” Löwenklau bu bilgiye şunu ekler: “Osman’ın ordusu oldukça küçüktür. Bu yüzden, önce şehirleri çevreleyen araziyi ve mahalleyi boşaltır. Kırsaldan kopan şehir…