Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Atatürk’ün TBMM Konuşmaları 1 – Kâzım Öztürk

  • Bu vilayetler, bugün Erzurum, Elazığ, Ağrı, Van, Hakkâri, Bingöl, Sivas, Amasya, Tokat ve Şebinkarahisar’a tekabül ediyor. Adı 1937’de Elazığ olan Mamuret’ül- Aziz ise 1867 Vilayet Kanunu’na göre sadece bugünkü Elazığ’ı değil, Elâziz, Arapkir, Ağın, Eğin (Kemaliye), Çarsancak (Akpazar), Çemişkezek, Palu, Ergani, Malatya ve Adıyaman mıntıkalarını kapsayan sancağın adıydı. Sf. 58 Alıntı; Öteki Tarih I (Abdülmecid’den…

  • Hazar’da Yahudiliğin resmi din olması, büyük Şamanist halkın hemen Yahudiliği benimsediği anlamına gelmemelidir. Hatta Hazar sarayında bile, Şaman inanç ve töreleri yaşamaya devam etmiştir. Yeni Hazar Kağanı atanırken, boynuna ipek bir ilmik geçirilerek, soluksuz kalana kadar sıkılırdı. Ölmekle, yaşamak arasındaki ince noktada, Kağan adayı bilincini yarı yitirmişken, ona, ne kadar süre Kağanlık yapmak istediği sorulurdu.…

  • Abbasi ordusunda köle Türk savaşçılarının sayısı çok artmıştı. Bunlara Arapça “memluk” deniyordu. Arapçada memluk sadece Doğu Afrika kökenli siyahî köleleri ifade etmiyordu. Askerlik hizmeti yapmış olan, ev işlerinde kullanılan uşak, hizmetçi veya Basra’daki şeker plantasyonlarında çalışan beyaz köle köylüleri ifade ediyordu. Halife Mutasım (833 – 842), Türklerden tam bir köle ordusu kurdu. Daha valiyken, tahta…

  • Kervan işine para yatıran şirketler, yüzde elli ile yüzde yüz arasında kâr sağlıyorlardı. Paranın dolaşım hızı yüksekti. Mekke kenti bir taraftan da tefecilik yapıyor, banka gibi çalışıyordu. Verilen borçların faizi yüzde yüz oluyordu. Mekkeliler simsar olmuşlar, bankacılık deyimleri günlük hayatlarına girmişti. Vade, kredi, hesap günü, ödeme gibi terimler her yerde, olağan konuşmalarda bile durumu ifade…

  • Moğolistan’daki mevcut duruma bakarak, geçmişte, göçebe imparatorlukların doğduğu topraklarda, doğa koşullarının normal olduğu zamanlarda, 4’er milyon at, deve ve sığır ile 20 milyon civarında koyun olduğu söylenebilinir. Türk imparatorlukları en az 4 milyon atın varlığı ile kurulmuştur. Bu at sayısının bazı koşullarda 12 milyona kadar çıkabildiği düşünülmektedir. Alıntı; Bizimkiler IV (Roma) – Evin Esmen ve…

  • Köleler için Roma hukukunun kullandığı deyim; “Köle veya başka bir hayvan” idi. ..  Alıntı; Bizimkiler III (İmparatorluklar) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 136) kitabından birebir alınmıştır.  

  • Yoşiya, Süleyman’ın tapınağını tamir ettirirken, Başkâhin Hilkiya, Musa’nın İsraillilere son hutbesi olduğu söylenen eski bir kitap buldu. Hilkiya’nın bulduğu kanun kitabı, bizim bugün Tesniye olarak bildiğimiz metnin temelidir. Tesniye’nin esasını oluşturan tema, daha sonra Yahudi inancının temeli olacaktır. “Dinle (şema) Ey İsrail! Yahova bizim Elohim’imizdir, Yahova tektir (ebed)! Yahova’yı bütün kalbinle, bütün ruhunla, bütün gücünle…

  • Çin yazısı, M.Ö. 2.000 civarında geliştirilmiştir. Bu yazı, resim esasına dayanan çok karmaşık bir yazıdır. Alıntı; Bizimkiler I (İlkler MÖ 200.000 ile 1800) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.

  • Zevâbıt; Tutanaklar Madde 100: Büyük Millet Meclisine merbut ve Devletin varidat ve masarifatını kanunu mahsusuna tevfikan murakabe ile mükellef bir Divanı Muhasebat müessestir (Sayıştay kurulmuştur). Madde 101: Divanı Muhasebat umumi mutabakat beyannamesini taallûk ettiği hesabı katî kanununun Maliyece Büyük Millet Meclisine takdimi tarihinden itibaren nihayet altı ay zarfında Meclise takdim eder.  Madde 102: İşbu Teşkilâtı…

  • Bütün bunlar olurken, devlet de hararetli günler yaşıyordu. 18 Şubat 1925’teki Meclis Celsesinde bir önerge verilmiş, bunun üzerine İçişleri Bakanı şu açıklamayı yapmıştır: “Arkadaşlarımızdan biri Darahini (Genç) hâdisesi hakkında suâl ilettiler. Darahini’de Şeyh Sâîd adında bir eşkıya çıktı ortaya. Taraftarlarıyla beraber etrafta yağmacılığa başladı. Fakat hükûmetimizin ciddî tedbirleri neticesinde pek yakında tamamen bastırılacağı tabiîdir.” Aynı…

  • Bütün bunlar olurken Kuzey Kürdistan’da bazı problemler ortaya çıkar. IV. Murad, Bağdad Seferi’nden dönerken, yönetime karşı oluşan bu “ince durumları” gidermek için Amed (Diyarbakır)’e uğrar. Etrafındakilere Kürdistan’ın durumunu, buradaki halkın yaşantısı ve kendi yönetimi konusunda ne düşündüklerini sorduğunda, bölgede kendi yönetiminden hoşnut olunmadığı ve halkın çoğunluğunun kendisine karşı olduğu söylenir. Bunun üzerine IV. Murad, bölgenin…

  • 1922 Ağustos’unda taarruz kararından evvel Mustafa Kemal Paşa, Akşehir’de Garp Cephesi Karargâhında İsmet Paşa ile Ordu Kumandanlarını toplayarak,  taarruz hakkında fikirlerini sorarken, İsmet Paşa ile Yakup Şevki Paşa böyle bir taarruzu başarıya vardıracak bir halde ve kudrette olmadıklarını iddia etmişler. Alıntı; Harp Hatıralarım V (İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları,…

  • Yanlış oldukları bizce bilinen, bununla beraber bizim tarafımızdan aşılanan teori ve prensiplerle yetiştirmek suretiyle, Yahudi olmayanların gençlerini aldattık, şaşırttık ve çürüttük.  Yahudi olmayanların, neler döndüğünü vaktinden önce anlamaları halinde, ellerinde silahlarıyla bize savaş açacaklarını söyleyebilirsiniz.  Fakat Batıda buna karşı bir önlemimiz var.  Öyle dehşet verici bir önlem ki, en cesur yüreklerin bile göğüs kafesinin içinde…

  • Sonuç, yöntemleri haklı kılar.  Bu durumda, planlarımızı yaparken dikkatimizi, iyi ve ahlaka uygun olduğundan çok, gerekli ve faydalı olana çevirelim. Sf. 179  Planlar ancak despot bir yönetici ile geniş, net ve ayrıntılı bir biçimde hazırlanabilir ve devlet mekanizmasının çeşitli bölümleri arasında dağıtılabilir.  Buradan zorunlu olarak çıkan sonuç şudur ki, herhangi bir ülke için tatminkâr bir…

  • Dr. Levi; “Savaşlar, Yahudiler’in hasat zamanıdır.” diyen bir Yahudi’ydi.  Fakat hiçbir hasat sivil savaş kadar bereketli değildir.”  …  Ricardo; on dokuzuncu yüzyılda sisteme göre insanların eşit olduğu idealini ortaya koyan adam.  O da bir Yahudi’ydi.  Ve Ricardian, evrensel kapitalizmin müjdecisi.  …  Birçok Yahudi’nin neden doğal olarak komünist olduğunu açıklayan Weininger de -Yahudilerden nefret eden- bir…

  • Zorlu; “Sabetaycı soy ağacı konusunda İsrail arşivlerinde saklanan belgeler bir yana bırakılırsa, eldeki en somut kaynak gazeteci Bilgin (Dinç Bilgin) ailesine ait olan ve bir kitap halinde de yayınlanan bir şeceredir.” demektedir.  Sf. 458 Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 458) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabatay Sevi, Sinagogda, Talmud’un yasağına rağmen “Tetragramme”yi (J.H.V.H. veya Y.H.W.H.) ilan ediyor.  …  Dipnot:  “Tetragramme”: Sadece, Mesih’in geldiği, Süleyman Mabedi (Beyt-ha-Mikdaş) mevcut olduğu zaman, kurtuluş nişanesi olarak, Yüce Kral (Mesih) tarafından açıklanabilecek Tanrı (Yahve)’nin, Yahudilerin söylediği gibi değil, yazıldığı gibi tam olarak söylenmesidir.  Sf. 226 Synagog (Sinagog)’da bulunan halk dualarına devam ediyor. Sf. 227 Sabatay’ın,…

  • Freud, Yahudiler arasındaki dayanışmanın başkaları tarafından nefretle karşılanmasının normal, fakat onların ev sahiplerinden farklı davranmalarının affedilmez hata olduğunu da ifade etmektedir. Sf. 124 Alıntı;  Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç yayınları, 7. Basım 2005 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.

  • Galanti, “Türkler ve Yahudiler” adlı eserinin 10. sahifesinde, Fatih’in İstanbul’u fethettiği zaman orada biri Rabbani, diğeri Karaî olmak üzere iki Musevi cemaatinin varlığından bahsetmektedir. Sf.72 Beyoğlu’nda oturan Yahudiler, onu takip eden asırlarda yavaş yavaş İstanbul içlerine sokulmuşlar ve Türkler İstanbul’u aldıklarında orada bir Yahudi mahallesi bulmuşlardır. Galante; “Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’u fethettikten sonra, harp esnasında…

  • Korkut Özal, yıllar önce katıldığı bir Star tv Kırmızı Koltuk programında  “Türkiye İsrail’in liderliğinde oluşacak bir Orta Doğu ortak pazarına girmelidir.”  Alıntı; Musa’nın Çocukları (Tayyip ve Emine) – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları, 16. Basım Haziran 2007 – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.