Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Faşizm, Despotizm

  • Uzmanları ilgilendirmekle birlikte medyanın insan aklı üzerindeki iki benzer etkisinden söz etmeden geçmek istemiyorum. Bir: İnsanoğlu artık öğrenme tutkusunu yitirmiştir. Öğrenmek insanoğlunun içgüdülerinden ve sevinçlerinden birisi olmaktan çıkıyor. Tekelsi düzenin de etkisiyle, medyanın bu hale gelmesi bu düzenin hem sonucu ve hem de dayanaklarından birisi oluyor, insanoğlu öğrenme eğilimini yitiriyor. İki: Newton ile en mükemmel…

  • Türkiye bugün bir tekelci polis devletidir. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 178) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir: Osmanlı’nın son dönemindeki Hamidiye Alayları ile Adalet Partisinin ikinci dönemindeki Milliyetçi Hareket Partisi birlikleri ve Ülkü Ocakları, nitelik olarak bir ve aynıdır. Birincisinin beyni ve ruhu Sultan Hamid’dir. İkincisinin beyni ve otorite kaynağı Süleyman Demirel oluyor. Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • .. İttihatçı liderlere, komünistlere ve Kürtlere sürekli yargılanma ve komünistler hariç, diğer iki kategoriye ise önemli ölçüde idam düşüyor.  Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

  • İbrahim Arvâsi de 1964 yılında Ankara’da yayınlanan “Tarihi Hakikatler” isimli kitabında, Şeyh Sait Kürt Ayaklanmasıyla ilgili olarak olayın farklı bir yönüne değinmektedir; “.. Bu işin neticesi ve kötülüğü safha safha meydana çıkıyordu. Şark Mebuslarından İsmet Paşa’ya itimat edenlerle etmeyenler ve korkudan kaçıp ta reye iştirak etmeyenler ve kaçınıp ta rey vermeyenler dâhil hepsinin bütün akraba…

  • Harbin sonlarına doğru, Mehmetçikleri yaşla değil, kiloyla askere alıyorlardı. Kırk beş kilo gelen askerdi. Bu çocukta bu yöntemle on beş yaşında askere alınmıştı. Alıntı: Yüzbaşı Selahattin’in Romanı II – İlhan Selçuk (Remzi Kitabevi 1979 Baskısı – Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2009) “Hey on beşli on beşli” türküsüne sebep olan olay. Babam da…

  • Tabur Kumandanı Cemil Batumlu vatanperver bir ittihatçıydı. Bir gün beni çağırdı; “Yarın seninle beraber Meclis’e gideceğiz, sivil elbiseni giy, cebine birkaç bomba koy, yanında iki tabanca olacak. Ertesi gün öğlen üstü Meclis binasına geldik. Enver Paşa bizim binbaşıyı görünce yanımıza geldi… dedi ki; Cemil Bey, bugün Meclis’ten güvenoyu isteyeceğiz, oysa çeşitli gürültüler çıkacaktır. Biz güven…

  • Halil Paşa’nın bana anlattığına göre; 4 Ağustos 1914 tarihinde, Osmanlı İmparatorluğu Büyük Seferberlik ilan edince o tarihte Meclisi Mebusan Reisi Menteşe Mebusu Halil Bey’in başkanlığında İstanbul Merkez Komutanı Binbaşı Halil’in (Halil Paşa) bulunduğu bir kurul, Hükûmet adına Ermeni Patrikliğine giderek şunu söylemişlerdir; “Osmanlı İmparatorluğu bir Cihan Savaşına girmek üzeredir. Bu devletimiz için olmak ya da…

  • (ÖNSÖZ: Yüzbaşı Selahattin Yurtoğlu’nun oğlu Dr. Cengiz Yurtoğlu İlhan Selçuk’u arayarak babasının anılarından bahsediyor. Babası Yüzbaşı Selahattin, Kemal Tahir’in Yorgun Savaşçı romanındaki Cehennem Cemil’in arkadaşı. Bu anılar 1894 ile 4 Nisan 1921 yıllarını kapsıyor. Ve Selahattin Yurtoğlu bu anılarını neden yazdığını şöyle anlatıyor) ” …yakın tarihi okuduğunuz zaman anlayacaksınız ki; yüz yıl önce sonu felaketle…

  • Enver Bey iki derece terfi ederek Enver Paşa oldu ve Harbiye Nazırı oldu. O tarihte 35 yaşındaydı. Makama geçer geçmez ne kadar ihtiyar Paşa ve yaşlı subay varsa emekliye sevk etti. Alıntı: Yüzbaşı Selahattin’in Romanı I – İlhan Selçuk (Remzi Kitabevi 1979 Baskısı – Sf. 91) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hamdi Bey anlatmaya devam ediyor, eşi şair ve yazar Şükûfe Nihal Hanım ile birlikte; “Ah zavallı hayalperest!”  bu adı bana 30 Ağustos 1934 gecesi sabaha karşı Dolmabahçe Sarayında Fatin Rüştü Zorlu’nun düğününde herkesin içinde Atatürk taktı.”   Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 454) kitabından birebir alınmıştır.

  • Serbest Fırka, Mustafa Kemal ile İsmet Paşa’nın Ahmet Hamdi Başar adında birisini tanımalarına yol açıyor.  Serbest Fırka Tekellere karşı muhalefetini Liman İşletmelerine kadar uzatıyor. Serbest Fırkaya cevap yetiştirebilmek için, bir gün Dolmabahçe Sarayına, Mustafa Kemal ve İsmet Paşa, İstanbul Liman Müdürü Ahmet Hamdi Bey’i davet ediyorlar. Ahmet Hamdi Bey anlatıyor; “Meğer ben … Atatürk ve…

  • Cumhuriyetten önce Kılıçzâde Hakkı açıkça savunuculuğunu yaptı.    Başbakan İsmet Paşa özel otomobilinde Limancı’yı at yarışlarına götürüyor.  Sonra alnından öpüyor. “İsmet Paşa ile görüşmelerimizde, … Halk Fırkasına bağlı olduğumu, onun vereceği vazifeleri yapacağımı … faydalı olmaya çalışacağımı söyledim.   İsmet Paşa Serbest Fırkaya her yerde amelenin taraftar olmasına dikkat etmiş ve ameleyi yeni inkılapta kazanamamaktan korktuğunu söyledi.…

  • Sabahattin Ali Konya’da öğretmenlik yaparken, Mustafa Kemal’e hakaret dolu bir şiir okuduğu gerekçesiyle mahkûm oluyor. .. Bu şiirin bir dörtlüğü şöyledir.   “Asarlar mı hâlâ hakka tapanı?”   “Mebus yaparlar mı her şaklabanı?”    “Köylünün elinde var mı sabanı?”  “Sıska öküzleri dirilmiş midir?”    ve başka iki mısra; “İsmet girmedi mi hala hapise?”  “Kel Ali’nin boynu vurulmuş mudur?”     Sabahattin…

  • Serbest Fırka kapatılıyor. Tam bu sırada o zamanki ABD Büyükelçisinin ülkesine gönderdiği gizli raporda, “Altın Fırsat” olarak nitelendirdiği Kubilay Olayı oluyor. Sf. 27 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985, – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.

  • Suriye’deki Osmanlı Komutanı Ahmet Cemal Paşa … müttefiklerin çok geçmeden İskenderun’la Hayfa arasında bir yere çıkarma yaparak bir Arap ihtilâlini desteklemeye çalışacaklarına inanıyordu. Bu nedenle aşırı sert tedbirlere yöneldi.  Lawrence’in birkaç yıl sonra yazdığı gibi; “Cemal Paşa Suriye’deki tüm sınıfları koşulları ve inançları birleştirerek ortak bir sefaletin ve korkunun baskısı altına almıştı. Böylelikle de planlı…

  • Sultanın erkek tebaası 1913 – 1914 kışında oy verme hakkını kullanmakla birlikte askeri baskılar İttihat ve Terakkiyi seçimlerde tek parti haline getirmişti. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu (Bir Çöküşün Yeni Tarihi) – Alan Palmer (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 346) kitabından birebir alınmıştır.

  • .. Kamil Paşa’nın Edirne’yi Bulgarlara vereceği söylentileri ittihatçıların haftalardır planladıkları darbeyi yapmalarında teşvik edici oldu. Albay Enver, bir gurup subayla Babıali binasının ana toplantı salonuna girdi ve Kamil Paşa’yı silah çekerek istifaya zorladı. Yanındaki arkadaşlardan biri de Nazım Paşa’yı vurup öldürdü. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu (Bir Çöküşün Yeni Tarihi) – Alan Palmer (Yeniyüzyıl Yayını – Sf.…

  • 11 Haziranda Mahmut Şevket Paşa Beyazıt’taki Harbiye Nezaretinden Babıali’ye gitmek üzereyken, arabasında vurularak öldürüldü. .. Cinayet siyasi muhaliflerin, Liberal Birlik Partisinin omuzlarına yüklendi ve bu partinin bazı üyeleri hakkında idam kararı alındı. Bu kararlar Prens Sabahattin için olduğu gibi, söz konusu kişilerin gıyabında alınıyordu. Bu gelişmelerden sonra İttihat ve Terakkililer nihayet iktidarı ellerine aldılar. Mahmut…

  • .. Silahlı askerler Fener Patrikhanesine daldı, ayin biter bitmez Patriği ve yanındaki piskoposlarla papazları yakaladılar. Adamlar tören cübbeleri içindeydiler. Bir anda kementleri boyunlarına doladılar. Gregoryus’u Fener binasının kapısına sürüklediler, kapının tepesindeki çengele astılar ve yavaş yavaş boğularak ölmesine izin verdiler. Patriğin cesedi tam üç gün orada sallanarak kaldı.  Gregoryus’u Fener binasının kapısına sürüklediler, kapının tepesindeki…