Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Faşizm, Despotizm

  • İngiliz Büyükelçilerinin en ünlüsü, daha sonra Lord Stratfort de Redcliffe olan Stratfort Canning, Mahmut’u huyuyla ve politikalarıyla bir despot ve bir halife olarak hatırlamakta…. , “Hayata politika ve çıkarlar açısından keyfi biçimde yaklaşmaktan hiç kaçınmazdı.” demektedir. İngiliz deniz subayı Adolphous Blade ise, Konstantinapol’de uzun yıllar geçirmiş biri olarak, Mahmut’un katı inatçılığından yakınmış, reformların, sultanın despotluğu…

  • Kut ül Amara İngilizlerden tekrar geri alınınca Paşa kendi kendisine Gazi Unvanını verdi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 265) kitabından birebir alınmıştır.

  • Enver Paşa Üçüncü Ordu Kumandanlığını üzerine aldı, ordunun adını İslam Ordusu olarak değiştirdi.  Hayatında değil bir Kolordu yada Ordu, bir alay bile yönetmemiş olan Enver Paşa’nın emrinde şimdi 90.000 asker vardı.   Rus komutanın sadece 60.000 askeri vardı.  Rusların durumu o kadar umutsuzdu ki genel çekilme emri verilmek üzere idi … iki metre karla uğraşan Türklerin…

  •   .. Sol kolu gelişmedi, diğerinden birkaç santim kısa.. Ana-babasının kendisini sevmediklerinin farkına varması, onu aşırı derecede hırslı, hayranlık peşinde koşan ve tiyatral tavırlar takınmaya eğilimli bir kişi yaptı. .. karakterindeki bu bozukluklar kendisinin bir dahi lider olduğu inancıyla da birleşince, tüm dünya için çok trajik sonuçlar yarattı. .. Bismarck, sonunda, dengesiz kabul ettiği kişi…

  • Rahip Franz Jagerstatter Hitler’e direnen adam. Askere gitmeyip idam ediliyor. Mahkemede; “Bir tek insanın vicdanını bastırma gücü, bu dünyanın güçlerine verilmiş değildir.”  Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 287) kitabından birebir alınmıştır.

  • Stalin’in gerçek ilgi duyduğu şey ihtilal değil, güvenlikti, ideoloji değil topraktı. Bu despot, ülke dışında komünistlere metelik vermezdi.  Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 306) kitabından birebir alınmıştır.

  • Zaman ilerledikçe Mussolini de Stalin de bilinçli ya da bilinçsiz olarak Hitler’den bir şeyler almışlardı.  Bunlar giderek daha çok nasyonal sosyalist olmuşlardı. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 257) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hitlerin devleti III. Reich … bir halk devleti, bir bürokratik devlet ve bir parti devletiydi. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 305) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1998): Bizim Cumhuriyetimize çok benziyor.

  • 1900 yıllarında Almanya’da … yeni halk partileri çoğunlukla sağcı, Yahudi düşmanı ve milletçiydiler.   Volk; Halk.   Hitler’in gazetesinin adı; Völkischer Beobachter.   İtalya’da Mussolini 1914’te İtalyan Sosyalist Partisi’nden ayrıldığında Gazetesinin adı Popolo (Halk) d’İtalia idi. 1930’larda ve 1940’ların başında Avrupa’daki nasyonal sosyalist hareketinin parti ve gazetelerinin adlarında çoğunlukla halk sözcüğü bulunuyordu. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın…

  • ..babaları onları döverdi; onlar da annelerini severlerdi. Her ikisinin babası da meyhanede ölmüştür.  Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 94) kitabından birebir alınmıştır.

  • Demokrasiye yönelen tehlike politik ayrılıkçılık değildir. Kırgınlık ve açgözlülükle beslenen hırstır ve açgözlülükte bir nedenden çok bir sonuçtur, bir korku duygusunun sonucudur.  Bu korku gerçekte mali güvensizlik korkusu değildir. Kişisel yetersizlik korkusudur.    Açgözlülüğün babası, kendini beğenmişliktir. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 148) kitabından birebir alınmıştır.

  • Stalin’in …sevdiği, hayran olduğu, saydığı ve korktuğu Hitler, 1941 de Rusya’ya saldırdı.  Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 65) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Sosyalizmden çılgınca korkmak burjuvaziyi despotizmin kucağına atar.”   Mussolini ve Hitler ve sonu gelmeyen bir diktatör ordusu, Komünizm aleyhtarlığının popüler çekiciliği olmasaydı iktidara gelemezlerdi. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 54) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mussolini’ye ölmeden birkaç gün önce soruyorlar; “İtalya’nın bir İngiliz sömürgesi mi yoksa Sovyet Cumhuriyeti mi olmasını tercih edersiniz?” “-Ben ikincisini tercih ederim.”  Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 30, 31) kitabından birebir alınmıştır.

  • 20. Yüzyılın en büyük devrimcisiydi, Simon Weil aynı yıl şunları yazıyordu; “halkın afyonu din değil devrimdir.” Bunlar Hitler’e çok uyan sözlerdi.  Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 28) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yurtseverlik gelenekçi, derin kökleri olan, içe dönük ve savunmacıdır; Milliyetçilik; popülist, dışadönük, saldırgan ve ideolojiktir. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Babamdan korkardım ama onu hiç sevmezdim.” Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 25) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mihri Belli; “Deniz’in konuşmasına kulak misafiri oldum. Arkadaşlarına; “Onlarla laf yarışmasına girerseniz kaybedersiniz. Tartışmayın ağızlarını açtılar mı yapıştırın tokadı.”  diyordu, Deniz’in sözünü ettiği Türkiye İşçi Partililerdi.” Alıntı: Deniz (Bir İsyancının İzleri) – Turhan Feyzioğlu (Belge Yayınları 6. Baskı – Sf. 46) kitabından birebir alıntıdır.

  • Bir; Misakı Milli Türkiye’de bitmiştir.   İki; Demokrasi bitmiştir. % 26 ile hükûmet kurma hesaplarının yapıldığı bir Türkiye’de, milletvekillerinin nerede ise tombala kurallarıyla belli olduğu bir ülkede, demokrasiden bahsedilemez.   Üç; CHP bitmiştir. Bir acizler topluluğudur.    Dört; Partiler bitmiştir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 199) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal çok vesveseli, hep kıstırılmışlık kompleksi içerisinde yaşayan, sevgisiz bir insandır. Annesini sevmez; mütarekede (ateşkes yıllarında) İstanbul’da annesiyle değil Pera Palas’ta kalmayı tercih ediyor. Annesinin cenazesine gitmiyor. Latife’yi de sevdiğini gösteren hiçbir işaret yok. …Yabancı kaynaklar, Kemal’in asker yürüyüşü ile dans ettiğini kaydediyorlar. Sevimli olmaz.   Sevgisiz ve acımasızdır. Maliye Nazırı Cavit Bey’i astırdığı akşam,…